54 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından

Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız.  (Metin düzenlenmiştir.)

Edebiyatla Kısa Bir Yolculuk

Edebiyat, sakladıkları ve gösterdikleriyle farklı zihniyetlerin ve bilgi yapılarının açığa çıkarılması noktasında muazzam görevler üstlenen güçlü bir sanat ve iletişim aracı... Edebiyatseverler ve edebiyat okurları yakından bilmektedirler ki sanatçının kuyumcu ustalığıyla duyularında billurlaştırdığı her olgu, kristalize ettiği her varlık; benzersiz söyleyiş yeteneğinin ve üstün poem kültürünün doğasını yansıtır. Canlılık, sonsuzluk, mizah, saçmalık ve derin iştiha sanatçının deha kültürünü filizlendirir. Kırılganlıklarını besler, büyütür, olgunlaştırır, koparır, hatta yabancılaştırır. Klasik eserleri ya da yeni Açık Yapıt’ları elimize aldığımızda kaskatı örülen bir duvarla karşılaşmayız, zırhlara bürünmüş bir egoyu, benliği okumayız. Önümüzde, yaşamın tüm güzelliklerini görülmemiş duyarlılıklarla sergileyen bir usta vardır, bir iktidar ve güç gösterisi değildir bu, yeri geldiğinde suçlarını itiraf eden, zaaflarını söyleyen, akla hayale sığmayacak muzırlıkları dile getiren bir cesaret... Ve okurla yazar arasında edebiyatın açtığı bu özerk alandan dünyayı, insanları ve çevreyi seyretme denemesinin nice farklı ve ilginç oyunları sergilenir...

Edebiyat bir taraftan “özne” sorununu çarpıcı ve dramatik biçimde ortaya koyarken yüzleştiği başka bir alan toplumsal realitelerin kendisidir. Edebiyatın toplumsal izdüşümleri detaylarıyla yansıtan dev bir ayna gibi işlev gördüğünü söyleyebiliriz. Roman, öykü, şiir, anı, deneme, piyes gibi edebî türler yalnızca metinle sınırlı tutulamaz; bunun da ötesinde, yazarın esinlendiği kaynaklar, beslendiği kültür ve tarihsel arka plan etkisini güçlü bir biçimde duyurur, hissettirir. Bu yönüyle edebiyat canlı ve dinamik yapısıyla sosyal bir arkeolojiye benzetilebilir. Toplumsal sorunlar, çalkalanmalar, ideolojiler, ütopyalar farklı anlatı ve söylem düzeylerinde bu metinlerde yeniden kurgulanır, yorumlanır ve edebî izlerini kaybetmeden somut anlam kümelerine kavuşur.

(...)

Bizdeki edebiyat ile ilgili tartışmalara gelince, ana eksen daha çok Batılılaşma, modernleşme, kültür, kimlik, gelenek ve dil meselelerinde yoğunluk kazanmıştır. Bu tartışmalar verimli olmakla birlikte çoğu zaman siyasal perspektifin (daha çok dört başı mamur ideolojik bakışların) kıskacı altındadır.

Siyasal bir projenin ürünü gibi düşünüyoruz edebiyatı. Yazar ne ölçüde çağdaş, ya da geleneklerimize sadık kalmış mı? Siyasetteki yönelimlere paralel biçimde bazı dönemlerde kimi yazarlar ilgi görmüş kimileri unutulmuştur.

(...)

Ve ne zaman, beylik takıntılarımızı bir yana bırakıp dilimizin estetik ve kültürel formları üzerinde konuşup farklı dönemlerindeki edebî izleri tadabilme lüksünü yakalayacağız? Bu soruları dile getirmek bile düşündürücü, bir anlamda edebiyatımızın geleceği açısından umut kırıcıdır. Umut kırıcı başka bir öge, bugünkü edebiyatımızda da patronaj kültürünün devamıdır. Reklam kampanyaları, rekor satışlar, imza günleri, yağmur gibi ödüller, karşılıklı iltifatlar, oligarşik çevre ve gruplar bizce edebiyat dünyasını diriltmekten çok bitkisel yaşama terk etmektedir. Övgüyle takdim edilen best-seller’ler neredeyse on-on beş yıllık bir sözcük hafızasıyla kaleme alınmıştır. Mekânlar bellidir.

Karakterler sipariş edilmişçesine hazır, göreve çağrılmayı beklemektedir. Kurgular, imgeler, sorunlar birbirinin tekrarı, bıktırıcı bir biçimde uzayıp gitmektedir.

Herkesin kabulüdür ki ambalajlanmayan bir yapıtın değeri uzun süre anlaşılmayacak, daha doğru ifade edilirse güç ilişkilerinin verdiği avantajlar en iyi biçimde semirilerek gelecekte unutulmaya mahkûm kitaplar şimdilerde vitrinleri süslemeye devam edecek...

Gelecek yıllarda edebiyat ile ilgili tartışmaları gündemimize getireceğiz, getirmeliyiz. Ve “Neden bu kadar duyarsızız?” sorusunu edebiyat için sormalıyız.

Taşkın Takış, Edebiyatla Kısa Bir Yolculuk

Kelime Dağarcığı

best-seller: İngilizce çoksatar. iştiha: Arzu. patronaj: Yönetim. Siyasi gücün birkaç kişilik grubun elinde toplandığı yönetim. poem: İngilizcede şiir.

1. Metinde geçen edebiyatın sosyal bir arkeolojiye benzetilmesi ifadesini metinden yola çıkarak açıklayınız.

2. Bir yazarın kuyumcu ustası olması ne anlama gelmektedir? Açıklayınız.

3. Bir kitabı okumaya hangi ölçütlere göre karar verirsiniz? Açıklayınız.

4. Metinde best-seller’e yani çoksatar kitaplara yönelik bir eleştiri söz konusudur. Bu konuda sizin görüşleriniz nelerdir?

5. Belli bir konu üzerinde tartışmanın kişiyi geliştirdiğini düşünüyor musunuz? Açıklayınız.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

1. Metinde Geçen Edebiyatın Sosyal Bir Arkeolojiye Benzetilmesi İfadesini Metinden Yola Çıkarak Açıklayınız.

Metinde, edebiyatın sosyal bir arkeolojiye benzetilmesi, edebiyatın toplumsal gerçeklikleri, kültürel yapıların ve tarihsel olayların derinliklerini araştırarak ve yeniden kurgulayarak bu unsurları anlamamıza yardımcı olabileceği anlamına gelir. Edebiyat, toplumsal sorunları, ideolojileri ve kültürel değişimleri bir ayna gibi yansıtır, böylece geçmişin ve mevcut toplumsal yapıların detaylarını ortaya koyar. Edebiyat, tıpkı bir arkeolog gibi, kültürel ve toplumsal izleri açığa çıkarır ve bu izleri metinler aracılığıyla yorumlayarak bize geçmişin ve toplumun farklı yönlerini sunar.

2. Bir Yazarın Kuyumcu Ustası Olması Ne Anlama Gelmektedir? Açıklayınız.

Bir yazarın kuyumcu ustası olarak tanımlanması, yazarın eserlerinde büyük bir titizlik, dikkat ve ustalık gösterdiğini ifade eder. Kuyumcu ustaları, değerli taşları ve metallerin işlenmesinde büyük bir özen ve yetenek sergilerler. Benzer şekilde, yazar da kelimeleri, cümleleri ve anlatım tarzını ustalıkla işleyerek özgün ve etkileyici bir anlatım ortaya koyar. Bu ifade, yazarın dil ve anlatım becerilerinin, tıpkı kuyumcu ustalarının işçiliği gibi, yüksek bir sanat ve uzmanlık seviyesinde olduğunu anlatır.

3. Bir Kitabı Okumaya Hangi Ölçütlere Göre Karar Verirsiniz? Açıklayınız.

Bir kitabı okumaya karar verirken dikkate alınabilecek bazı ölçütler şunlardır:

  • Konu ve İçerik: Kitabın konusu ilgimi çekiyor mu? İçeriği, merak ettiğim veya öğrenmek istediğim konuları kapsıyor mu?
  • Yazarın Ünü ve Önceki Eserleri: Yazarın diğer eserleri hakkında ne biliyorum? Yazarın önceki çalışmalarını beğenmiş miydim?
  • Eleştiriler ve Yorumlar: Kitap hakkında yapılan eleştiriler ve okuyucu yorumları olumlu mu? Kitap, akademik ya da popüler incelemelerde nasıl değerlendiriliyor?
  • Ödüller ve Başarılar: Kitap herhangi bir ödül kazanmış mı? Bu ödüller, kitabın kalitesine dair ne tür bilgiler veriyor?
  • Yayıncı ve Çevirmen: Kitap, saygın bir yayınevi tarafından mı yayınlanmış? Çevirmen veya editör hakkında ne biliyorum?
  • Kişisel İlgi ve Gereksinimler: Kitabın içeriği, kişisel ilgi alanlarımla ne kadar örtüşüyor? Kitap, mevcut bilgi veya becerilerimi geliştirecek mi?

4. Metinde Best-seller’e Yani Çoksatar Kitaplara Yönelik Bir Eleştiri Söz Konusudur. Bu Konuda Sizin Görüşleriniz Nelerdir?

Çoksatar (best-seller) kitaplara yönelik eleştiriler genellikle aşağıdaki noktalara odaklanır:

  • Ticari Amaçlar: Çoksatar kitapların genellikle ticari amaçlarla yazıldığı ve bu nedenle kalite yerine satış odaklı olduğu eleştirilebilir. Bu durum, kitapların özgünlükten ve derinlikten yoksun olabileceği düşüncesini doğurabilir.
  • Yüzeysellik: Bazı eleştirmenler, çoksatar kitapların genellikle yüzeysel ve popüler kültüre hitap eden içeriklerle sınırlı olduğunu savunurlar. Bu kitaplar, geniş kitlelere hitap etmek amacıyla derinlikten ve komplekslikten uzak olabilir.
  • Pazarlama Stratejileri: Çoksatar kitaplar, yoğun reklam ve pazarlama stratejileri ile ön plana çıkarılabilir. Bu, kitabın gerçek değerinden bağımsız olarak büyük bir okuyucu kitlesine ulaşmasını sağlayabilir.

Ancak, çoksatar kitaplar aynı zamanda geniş bir okuyucu kitlesi tarafından ilgi görebilir ve bu da kitabın belirli bir ölçüde başarılı ve etkili olduğunu gösterebilir. Eleştiri ve başarı arasındaki dengeyi anlamak önemlidir; her çoksatar kitap, her zaman düşük kaliteli olmayabilir.

5. Belli Bir Konu Üzerinde Tartışmanın Kişiyi Geliştirdiğini Düşünüyor Musunuz? Açıklayınız.

Evet, belli bir konu üzerinde tartışmak genellikle kişiyi geliştirir. Bunun nedenleri şunlardır:

  • Eleştirel Düşünme: Bir konu üzerinde tartışmak, bireylerin farklı bakış açılarını değerlendirmelerine ve kendi düşüncelerini eleştirel bir şekilde gözden geçirmelerine yardımcı olur.
  • Bilgi Derinliği: Derinlemesine tartışmalar, bir konuda daha fazla bilgi edinmeyi ve konunun çeşitli yönlerini anlamayı sağlar.
  • İletişim Becerileri: Tartışma süreci, etkili iletişim becerilerini geliştirme fırsatı sunar. Dinleme, ifade etme ve argüman oluşturma gibi beceriler bu süreçte güçlenir.
  • Empati ve Anlayış: Tartışmalar farklı bakış açılarını anlama ve başkalarının görüşlerine saygı göstermeyi öğretir, bu da empati geliştirmeyi teşvik eder.

Bu nedenlerle, belli bir konu üzerinde tartışmak bireysel gelişimi destekleyen ve düşünce becerilerini artıran bir süreç olabilir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...