Yedigey, can dostu Kazgangap’ın cenazesini Nayman Ana kabristanına gömmek üzere yola çıkar. Ancak, bu bölgede Kırgızlara ait olan mezarlık alanının üzerine Rusya tarafından bir uzay üssü inşa edilmiştir.
Juan Juanlar, özek bozkırlarında Naymanlara zulmederek topraklarını ele geçirmeye çalışmıştır. Bu zulümlerin bir örneği, Naymanların kafalarına deve derisi geçirip sıcak altında bekletilmesidir. Sıcak altında büzüşen deri, büyük bir acı verir. Bu acı, insanları ya öldürür ya da mankurtlaştırır. Mankurtlaşmak, kişinin kendisini, ailesini, dilini, dinini ve geleneklerini unutması anlamına gelir. Bu işkence sonucunda Naymanlar, kim olduklarını, nereden geldiklerini ve nereye gittiklerini unuturlar.
Bu zulümlerin ardından, mankurtlaşmış birçok Nayman, kendi topraklarında yabancı gibi yaşamak zorunda kalır. Bir cenaze töreninin geleneklere uygun olarak yapılması, modern yaşamın insanlara sağladığı faydaların belirsizliği nedeniyle sorun yaratmaktadır.
Nayman Ana kabristanının bir uzay üssü haline gelmesi üzerine, oradaki görevli askerin Kırgız olması Yedigey’i bir nebze rahatlatır. Ancak, asker Rusça konuşmaya başlar ve bu durum Yedigey’i şaşırtır ve endişelendirir. Durumun ciddi olduğunu fark eder. Kazgangap’ın oğlu Sabitcan da cenazeye neler olduğunu bilmeden gelmiştir.
Yedigey, cenazeyi alır, başka bir yere götürür ve geleneklere uygun olarak gömmeden önce içi rahat etmeyerek defneder. Cenaze konvoyu dağılır.
Kahramanlar:
-
Yedigey: Baş karakter, olayları sorgulayan biridir.
-
Kazgangap: Yedigey’in en yakın dostudur.
-
Sabitcan: Kazgangap’ın oğludur.
-
Güvenlik Görevlisi: Kırgız bir askerdir.