“1934’te Varlık’ta yayımlanmaya başlayan öyküleriyle dikkati çeken Sait Faik, asıl 1940’lı yılların öykücüsüdür. Konuları bakımından çocukluk anıları ve Adapazarı-Bursa gözlemleri, Fransa yılları, İstanbul’un kenar semtleri ve yoksul insanlar, Adalar’da geçen günler ve balıkçılar biçiminde dört kümede toplanabilecek öykülerini, bireysel duygulanımların, bilinçaltının, yalnız adam psikolojisinin, kimi zaman gerçeküstü bir anlatımla işlendiği öyküleri izledi. Toplumsal sorunlardan çok, aydın bireyin, küçük adamın dünyasına yönelen duyarlığıyla yeni bir öykü anlayışı geliştirdi. Alışılmış öykü yapısını kırarak olayın gelişimini değil, olayın içindeki insanın durumunu öznel bir tutumla yansıttı.Gözlemden yola çıkmakla birlikte gözlediğini değil, gözlenenin kendisinde bıraktığı izlenimleri anlattı.”
(Atilla Özkırımlı, Tarih İçinde Türk Edebiyatı)
Bu metne göre Sait Faik Abasıyanık’ın hikâyeciliğinin temel özellikleri nelerdir?