İnci Enginün'ün bu sözünde, Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan'ın ölüm kavramına yaklaşımları arasındaki fark vurgulanmaktadır. Recaizade Mahmut Ekrem, eserlerinde ölümü daha çok acı, keder ve sızlanma olarak ele alırken, Abdülhak Hamit Tarhan ölümü hayatın anlamını artıran, hayatı daha cazip kılan ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sır olarak görmektedir. Bu farklılık, iki yazarın edebi eserlerinde ölüm temasına nasıl yaklaştıklarını ve bu temayı nasıl işlediklerini göstermektedir.