177 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde ♦ tarafından
☞ Aşağıdaki cümlelerde bulunan anlatım bozukluklarının sebeplerini söyleyiniz.

• Mümtaz’ın hayatında İhsan’la karısının çok büyük bir yeri vardır.

• Doktorun ağzından zatürre kelimesini duyduğu andan itibaren, garip bir teheyyüç içinde yaşıyordu.

• Birçok aileler şehri daha evvelden terk etmişlerdir.

• Babası her akşam yaptığı gibi büyük kesme billur lambanın şişesini çıkarmış, onu yakmaya çalışıyordu.

• Oğlunun elinden sıkı sıkı tutmuş, yürütüyordu.

• Fakat çocuğunu çok sevmesine rağmen ev, Fakir’i daima sıkmış, karısının sessiz, yumuşak ve kendi âlemine gömülmüş hayatını daima yadırgamıştı.

• Şövalye, eli ağzında, boğuk boğuk sordu:

― Ne kadardır burdan aşağısı?

• Şövalye Notüs Gladyüs, uçurumun tersine, ovada gördüklerinden memnun olmalı ki kaşlarını kasıntıyla çatıp dişlerini göstererek sırtarıyordu.

• Gerek bu yolculukta gördükleri gerekse Keşiş Benito’nun anlattıkları burasının bir “Alıklar ülkesi” olduğunda hiç şüphe bırakmıyordu.

• Eskiden göçebeyse de başlamış olmalı çoktan.

• Turgut, bu mektubu çalışma masasının üstüne koymuş karşısında oturup duruyordu.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Anlatım Bozuklukları ve Sebepleri

1. Cümle: Mümtaz’ın hayatında İhsan’la karısının çok büyük bir yeri vardır.

  • Bozukluk: Zarf tümleci (çok büyük) iki nesneye (İhsan ve karısı) aynı anda yüklenmeye çalışılmış.
  • Sebep: Anlam belirsizliği yaratıyor. Mümtaz, İhsan ve karısına eşit değerde mi önem veriyor, yoksa her birine farklı bir önem mi veriyor?

2. Cümle: Doktorun ağzından zatürre kelimesini duyduğu andan itibaren, garip bir teheyyüç içinde yaşıyordu.

  • Bozukluk: "Teheyyüç" kelimesi, genellikle dini bir kavram olarak kullanılır ve burada anlam bütünlüğünü bozar.
  • Sebep: Duruma uygun olmayan kelime kullanımı, anlatımı zayıflatır.

3. Cümle: Birçok aileler şehri daha evvelden terk etmişlerdir.

  • Bozukluk: "Birçok" sıfatı, sayılabilen isimlerle kullanılır. "Aileler" hem sayılabilir hem de sayılamaz olarak kullanılsa da, bu cümlede sayı anlamı vurgulandığı için "birçok aile" şeklinde kullanılmalıdır.
  • Sebep: Gramer hatası, cümlenin anlamını bozar.

4. Cümle: Babası her akşam yaptığı gibi büyük kesme billur lambanın şişesini çıkarmış, onu yakmaya çalışıyordu.

  • Bozukluk: "Onu" zamiri hangi nesneyi işaret ettiği belirsiz.
  • Sebep: Anlam belirsizliği yaratır. Burada "lambayı" veya "şişeyi" kastedildiği netleştirilmelidir.

5. Cümle: Oğlunun elinden sıkı sıkı tutmuş, yürütüyordu.

  • Bozukluk: "Sıkı sıkı tutmuş" ve "yürütüyordu" fiilleri aynı anda gerçekleşen eylemlerdir. Ancak cümle, sanki biri diğerini takip ediyormuş gibi kurulmuş.
  • Sebep: Anlatımın akıcılığını bozar.

6. Cümle: Fakat çocuğunu çok sevmesine rağmen ev, Fakir’i daima sıkmış, karısının sessiz, yumuşak ve kendi âlemine gömülmüş hayatını daima yadırgamıştı.

  • Bozukluk: Cümlenin yüklemleri farklı öznelerle eşleştirilmiş.
  • Sebep: Anlam karmaşası yaratır. "Ev" sıkar, "karısının hayatı" yadırganır şeklinde düzeltilmelidir.

7. Cümle: Şövalye, eli ağzında, boğuk boğuk sordu:

  • Bozukluk: "Eli ağzında" ifadesi, şövalyenin ne yaptığını tam olarak belirtmez.
  • Sebep: Anlatımın canlılığını azaltır. "Şaşkınlıkla eli ağzına götürmüş" gibi daha açıklayıcı bir ifade kullanılabilir.

8. Cümle: Şövalye Notüs Gladyüs, uçurumun tersine, ovada gördüklerinden memnun olmalı ki kaşlarını kasıntıyla çatıp dişlerini göstererek <!-- --> <!-- -->sırtarıyordu.

  • Bozukluk: "Uçurumun tersine" ifadesi anlamsız. "Uçurumun karşısında" veya "ovada" gibi daha uygun bir ifade kullanılabilir.
  • Sebep: Anlam belirsizliği yaratır.

9. Cümle: Gerek bu yolculukta gördükleri gerekse Keşiş Benito’nun anlattıkları burasının bir “Alıklar ülkesi” olduğunda hiç şüphe bırakmıyordu. <!-- --> <!-- -->

  • Bozukluk: "Gerek bu yolculukta gördükleri gerekse Keşiş Benito’nun anlattıkları" ifadesi uzun ve karmaşık.
  • Sebep: Anlatımın akıcılığını bozar.

10. Cümle: Eskiden göçebeyse de başlamış olmalı çoktan.

  • Bozukluk: Cümle eksik. "Ne başlamış olmalı" sorusu cevapsız kalıyor.
  • Sebep: Anlam bütünlüğü bozulmuş.

11. Cümle: Turgut, bu mektubu çalışma masasının üstüne koymuş karşısında oturup duruyordu.

  • Bozukluk: "Oturup duruyordu" ifadesi gereksiz tekrar.
  • Sebep: Anlatımın akıcılığını bozar. "Oturuyordu" veya "bir süre öylece kaldı" gibi daha kısa bir ifade kullanılabilir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...