Bir karşılık bekleyerek iyilik yapmak, İslam ahlakı ve birçok diğer din ve felsefede doğru görülmeyen bir davranıştır. İşte bunun nedenleri:
-
İhlâsın Önemi: İslamiyet'te ibadetlerin ve iyiliklerin kabul olması için en önemli şartlardan biri ihlâstır. Yani yapılan iyiliğin sadece Allah rızası için olması gerekir. Bir karşılık bekleyerek yapılan iyilik, ihlası zedeler ve sevabı azaltır.
-
Şükür Kavramı: Allah'ın verdiği nimetler için şükretmek, Müslümanların temel görevlerindendir. Bir iyilik yapıp karşılığında bir şeyler beklemek, aslında Allah'ın verdiği nimetleri küçümsemek anlamına gelir.
-
Merhamet ve Empati: Gerçek iyilik, karşılıksız yapılan iyiliktir. Bir başkasına yardım ederken, onun durumuna empati kurmak ve sadece yardım etmek için hareket etmek gerekir.
-
Toplumsal Fayda: Karşılıksız yapılan iyilikler, toplumda dayanışmayı ve birliği güçlendirir. İnsanlar arasında güven ve sevgi bağları oluşturur.
-
Ahlaki Değerler: Karşılıksız iyilik yapmak, insanın en güzel ahlaki özelliklerinden biridir. Bu davranış, kişinin karakterini yükseltir ve topluma örnek olur.
Kısacası, bir karşılık bekleyerek yapılan iyilik, aslında iyilik olmaktan çıkar ve menfaat ilişkisi haline gelir. Gerçek iyilik, içten gelen bir samimiyetle, karşılık beklemeden yapılır.
Kur'an-ı Kerim'de de bu konu şöyle ifade edilir:
-
Müddessir Suresi, 6. ayet: "Ey Nebim! Sakın karşılığında) "Daha fazla istekte bulunmak (ve başa kakmak) için iyilik yapma!"
Bu ayette, Allah Teala peygamberimize iyilik yaparken karşılık beklememesi gerektiğini emretmektedir.
Sonuç olarak, iyilik yapmak güzel bir davranıştır ancak bu davranışın samimi olması, içten gelmesi ve karşılık beklemeden yapılması önemlidir. Aksi takdirde yapılan iyilik, sadece bir gösteriş veya menfaat ilişkisi haline gelir ve gerçek anlamını yitirir.