403 kez görüntülendi
Sosyal Bilgiler kategorisinde tarafından

İstanbul’u anlatmaya kim cüret edebilir? Haydi bakalım! Önümüzde, geniş bir nehir gibi Altın Boynuz (Haliç) görülüyor. İki yüksek sahilinin üzerinde uzanan tepeler, vadiler, körfezler ve sıra sıra kasabalar var. Kat kat yükselen yüzlerce bina ve bahçe; renk renk ev, cami, saray, hamam, köşk ve bunların arasından upuzun fildişi kuleler gibi semaya yükselen bir sürü parlak minare...

Köyleri ve iskeleleri çelenk çelenk saran selvi korulukları, tepelerden denize kadar karanlık çizgiler hâlinde iniyor. Her tarafa dağılmış, her taraftan fışkıran gür bir yeşillik tepeleri süslüyor.

Çatıların arasından kıvrılıyor ve kıyılara doğru meylediyor. Sağda Galata, Galata’nın üstünde, Avrupai konaklarının kuvvetli hatları belli olan Beyoğlu. Önde rengârenk kalabalıkların karşılaştığı ve iki sahili birleştiren Galata Köprüsü... Solda, her birinden kurşun kubbeli ve altın minareli dev gibi bir camiin yükseldiği kocaman tepelere yayılmış İstanbul: beyaz ve pembe Ayasofya.

İtalyan Yazar Edmondo de Amicis, İstanbul, s. 15. (Kısaltılmıştır.)

Edmondo de Amicis’in yazdıklarından hareketle dönemin İstanbul’unun sosyal hayatı hakkında hangi bilgilere ulaşılabilir?


1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Edmondo de Amicis'in İstanbul'u anlattığı bu satırlarda, 19. yüzyılın sonlarında şehrin canlı ve renkli bir tablosunu çizmektedir. Bu tasvirden yola çıkarak dönemin İstanbul sosyal hayatı hakkında şu çıkarımlarda bulunabiliriz:

  • Çok Kültürlü Bir Yapı: İstanbul'un farklı din ve kültürlere ev sahipliği yaptığı, şehrin mimarisinde ve sosyal dokusunda açıkça görülmektedir. Cami, saray, hamam gibi İslam mimarisinin izleri ile birlikte Avrupa tarzı konakların yan yana bulunması, şehrin çok kültürlü bir yapıda olduğunu gösterir.
  • Canlı ve Kalabalık Bir Şehir: "Rengârenk kalabalıkların karşılaştığı" ifadesi, İstanbul'un hareketli ve canlı bir şehir olduğunu gösterir. Farklı milletlerden insanların bir arada yaşadığı bu şehirde, kültürel etkileşimler de oldukça yoğun yaşanmıştır.
  • Doğayla İç İçe Bir Yaşam: Şehirde bolca yeşillik, bahçe ve ağaç bulunması, insanların doğayla iç içe bir yaşam sürdürdüğünü gösterir. Selvi ağaçlarının sıkça kullanılması ise Türk kültüründe selvinin özel bir yere sahip olduğunu ve peyzaj mimarisinde sıkça tercih edildiğini gösterir.
  • Din ve Toplum Yaşamı: Şehirde çok sayıda cami bulunması, İslam dininin toplum hayatındaki önemli yerini gösterir. Camiler sadece ibadethaneler değil, aynı zamanda sosyalleşme ve eğitim merkezleri olarak da kullanılıyordu.
  • Ticaret ve Ekonomi: Galata Köprüsü'nde insanların karşılaşması, bu bölgenin ticaret merkezi olduğunu gösterir. Ayrıca, farklı milletlerden insanların bir arada yaşaması, şehrin ekonomik anlamda canlı olduğunu da gösterir.
  • Mimari Çeşitlilik: Şehirdeki farklı mimari yapılar, farklı dönemlerin ve kültürlerin izlerini taşımaktadır. Bu durum, İstanbul'un tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını gösterir.

Sonuç olarak, Edmondo de Amicis'in gözünden gördüğümüz İstanbul, canlı, renkli, çok kültürlü ve doğayla iç içe bir şehirdir. Şehirde din, kültür ve ticaret hayatı iç içe geçmiş, zengin bir sosyal doku oluşmuştur.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...