103 kez görüntülendi
Sosyal Bilgiler kategorisinde tarafından

Türk Musikisi

Büyük efendinin (padişahın), vezirin, kaymakamın çalgıcıları hep aynıdır. Öncelikle hiçbir zaman tam bir melodinin çalınmadığı, sadece arada bir araya gelerek yüksek tonda sesler çıkartan trompetler vardır. Sonra bizim obuamıza benzeyen kaval ve onları çalan kavalcılar vardır, bunlar hiç ara vermeden çalarlar. Üçüncü olarak bizimkiler gibi ipli ve maden kaplı olmayan büyük davulları vardır. Davulcular davulun iki tarafına da vururlar. Sağ ellerindeki büyük bir sopayla uzun ve temel notalara sık sık ara verirler. Dördüncü olarak birbirinden ayrı sesler çıkaran çiftler hâlinde tencere veya tabak (ikisi de vardır) davullar olup aynı şekilde birbirine dayalı dururlar. Beşinci olarak ellerinde gevşekçe tutarak birbirlerine vurdukları bir ayak kadar uzunlukta iki pirinç tabak vardır.

Ateşbazlar ve Fişek Gösterileri Gece yarısı gibi raks ve diğer eğlenceler bittikten sonra çok hoşuma giden fişek gösterileri başladı. Her gece havai fişek gösterileri bittikten sonra bir saat ya da daha uzun süre pek çok şey daha oluyordu. Pistin her tarafından itfaiyeciler binlerce fişek atıyorlardı. Bilhassa son ama en güzel gece olan 28 Mayıs’ta (1675) dünyada görebileceğiniz en güzel havai fişekler atıldı.

İngiliz Din Adamı John Covel, Bir Papazın Osmanlı Günlüğü,

John Covel’in yazdıklarından hareketle İstanbul’un sosyal ve kültürel hayatı hakkında hangi bilgilere ulaşılabilir?

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

John Covel'in günlüğündeki bu kesit, 17. yüzyıl İstanbul'unda müzik ve eğlence hayatı hakkında bize çarpıcı bilgiler sunuyor. Bu bilgilerden yola çıkarak şu sonuçlara ulaşabiliriz:

Osmanlı Musikisinin Özellikleri:

  • Enstrüman Çeşitliliği: Covel'in bahsettiği trompet, kaval, davul ve çeşitli perküsyon aletleri, o dönemde Osmanlı müziğinde kullanılan enstrümanlara dair bir fikir veriyor.
  • Ritmik Yapı: Davulların sürekli ve ritmik çalınışı, Osmanlı müziğinin ritmik yapısına işaret ediyor.
  • İmprovizasyon: "Hiçbir zaman tam bir melodinin çalınmadığı" ifadesi, müzisyenlerin improvisasyon yeteneklerine ve müziğin doğaçlama bir karaktere sahip olduğuna işaret ediyor.
  • Askeri Etki: Trompet gibi askeri enstrümanların kullanılması, müziğin askeri törenler ve kutlamalarda önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Sosyal Hayat ve Eğlence:

  • Saray Merasimleri: Covel'in bu gözlemlerini saray merasimleri sırasında yapmış olması, müziğin bu tür etkinliklerde önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.
  • Halk Eğlenceleri: Müziğin sadece saraylarda değil, halk arasında da yaygın olduğu ve eğlencelerde kullanıldığı anlaşılıyor.
  • Gösteriş ve Renklilik: Havai fişek gösterilerinin uzun süre devam etmesi, o dönemde eğlencelerin gösterişli ve görsel olarak zengin bir karaktere sahip olduğunu gösteriyor.
  • Kutlamalar: 28 Mayıs'ta yapılan büyük havai fişek gösterisi, önemli bir olayın kutlandığını ve müziğin bu kutlamalarda önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Kültürel Etkileşimler:

  • Batı ile Karşılaştırma: Covel'in "bizim obuamıza benzeyen kaval" gibi ifadeleri, Batılı bir gözle Osmanlı müziğini değerlendirdiğini ve iki kültür arasındaki müzikal benzerlik ve farklılıkları gözlemlediğini gösteriyor.
  • Kültürel Zenginlik: Covel'in anlattığı çeşitli müzik aletleri ve eğlence türleri, Osmanlı kültürünün zengin ve çeşitli olduğunu gösteriyor.

Sonuç olarak, John Covel'in günlüğü, 17. yüzyıl İstanbul'unda müziğin sosyal hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve farklı kültürlerden etkilenerek zengin bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Covel'in gözlemleri, o dönemin müzikal atmosferi hakkında bize önemli bilgiler sunuyor ve Osmanlı kültürünün zenginliğini ortaya koyuyor.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...