121 kez görüntülendi
Sosyal Bilgiler kategorisinde tarafından

Evliya Çelebi, XVII. yüzyılda yaşamış büyük Türk seyyahtır. İlk gezisini İstanbul ve çevresine yapmıştır. Yaklaşık elli yıl süren gezilerini 10 ciltlik “Seyahatname” adlı eserinde anlatmıştır. “Seyahatname”; XVII. yüzyıl Osmanlı kültürü, sanatı, mimarisi, coğrafyası ve tarihi bakımından önemli bir eserdir. Evliya Çelebi’nin gezdiği yerlerden bazıları Anadolu, Kafkaslar, Suriye, Filistin, Irak, İran, Balkanlar, Macaristan, Avusturya, Arabistan, Mısır ve Sudan’dır. “Seyahatname” adlı eserde geçen aşağıdaki bölümlerde Evliya Çelebi, Çorum ve Ankara’yı anlatmaktadır.

Çorum

Selçuklulardan Kılıç Arslan’ın bu kaleyi yaptırdığını söylerler. Suyu ve havası güzel olduğundan Kılıç Arslan, oğlu Yakup Mirza’yı ve yüzlerce diğer Çorlulu hastayı bu şehre gönderip sağlığa kavuşturduğu için adına “Çorum” denmiştir. Şehir 42 mahalledir ve 42 camisi vardır. Evleri 4300 tane olup bağlı, bahçelidir. 300 dükkânı olup her türlü esnafı mevcuttur. Orta boylu ve iri adamları olur. Güzelleri de çoktur. Kadınları beyaz, bol elbiseye bürünür. Bilgili kimseleri, bilginleri, dini bütün kişileri çoktur. Kışları sert olduğu hâlde bağı ve bahçesi çoktur. Şehrin güney tarafında güzel bir kalesi vardır.

image

Ankara

Ankara Kalesi, Kütahya padişahlarından ve Germiyanoğullarından Yakup Şah ile veziri Hezar Dinar’ın himmetiyle İslam’ın eline geçmiştir. Sonra Osmanlıların ortaya çıkışında Yıldırım Bayezid’in eline düşmüştür. Kalenin kuzeyinde bir konak mesafe olan Erkeksu denilen köy tarafından bakılsa kuğu gibi görünür. Mamur yer olup üzümü çok olduğundan adına “Engürü” demişler.

Bazıları, kalesi angarya ile yapıldığından “Ankara” denilmiştir, derler.

Evliya Çelebi, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden Seçmeler,

Evliya Çelebi’nin yazdıklarından ve gravürden hareketle o dönem Çorum ve Ankara kültürel özellikleri hakkında hangi çıkarımlarda bulunulabilir?

 


1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi ve verilen gravür, XVII. yüzyılda Çorum ve Ankara'nın kültürel özelliklerini anlamamız için bize önemli ipuçları sunuyor. Bu iki şehir hakkındaki gözlemlerimizden şu çıkarımlarda bulunabiliriz:

Çorum

  • Tarihi ve Kültürel Miras: Çorum'un Selçuklu dönemine dayanan köklü bir tarihi olduğu ve Kılıç Arslan gibi önemli bir Selçuklu sultanının burada iz bıraktığı anlaşılmaktadır. Şehrin adı, Kılıç Arslan'ın oğlu Yakup Mirza'nın burada tedavi görmesiyle ilişkilendirilmektedir. Bu durum, Çorum'un o dönemde sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olduğunu göstermektedir.
  • Ekonomik Yapı: Şehrin 42 mahallesi, 42 camisi, 4300 evi ve 300 dükkânı olması, Çorum'un oldukça gelişmiş bir yerleşim yeri olduğunu gösterir. Çeşitli esnafın bulunması, şehrin ekonomik olarak aktif olduğunu kanıtlar.
  • Sosyal Yaşam: Şehrin sakinlerinin iri yapılı ve güzel olduğu, kadınların beyaz ve bol elbiseler giydiği belirtilmektedir. Bilgin ve dindar kişilerin çok olması, şehrin kültürel seviyesinin yüksek olduğunu gösterir.
  • Doğal Güzellikler: Şehrin suyu ve havasının güzel olduğu, bağ ve bahçelerinin bulunduğu belirtilmektedir. Bu da Çorum'un doğal güzellikleriyle öne çıktığını gösterir.
  • Kış Şartları: Şehrin kışlarının sert geçtiği ancak yine de bağ ve bahçelerinin bulunduğu belirtilmesi, Çorum halkının zorluklara rağmen üretmeye devam ettiğini gösterir.

Ankara

  • Tarihi ve Siyasi Önem: Ankara'nın Kütahya padişahları ve Osmanlılar gibi önemli devletlerin elinde geçmiş olması, şehrin stratejik bir konumda olduğunu ve siyasi hayatta önemli bir rol oynadığını gösterir.
  • Mimari Özellikler: Ankara Kalesi'nin güçlü bir yapı olduğu ve şehrin savunmasında önemli bir rol oynadığı anlaşılmaktadır.
  • Doğal Güzellikler: Ankara'nın çevresinde üzüm bağlarının bulunması, şehrin tarım açısından verimli bir bölgede olduğunu gösterir. Şehrin kuzeyinden bakıldığında kuğuya benzemesi, şehrin coğrafi konumu hakkında da bilgi verir.
  • Efsaneler: Ankara isminin kökeni hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Bu durum, şehrin tarihi ve kültürü hakkında çeşitli efsanelerin oluştuğunu gösterir.

Genel Değerlendirme

Evliya Çelebi'nin gözlemlerinden yola çıkarak, hem Çorum hem de Ankara'nın XVII. yüzyılda gelişmiş şehirler olduğu, zengin bir kültürel ve tarihi mirasa sahip oldukları söylenebilir. Şehirlerin ekonomik, sosyal ve kültürel yapıları hakkında detaylı bilgiler veren Seyahatname, o dönemin Türkiye'si hakkında önemli bir kaynak niteliğindedir.

Verilen gravür ise Ankara'nın o dönemdeki mimari yapısı ve çevresi hakkında görsel bir kanıt sunmaktadır. Gravürde görülen kale, evler ve çevredeki arazi, Evliya Çelebi'nin anlatımlarını desteklemektedir.

Sonuç olarak, Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi ve verilen gravür, XVII. yüzyılda Çorum ve Ankara'nın nasıl bir şehir olduğu konusunda bize önemli bilgiler sunmaktadır. Bu kaynaklar sayesinde o dönemin yaşam koşulları, mimari, sosyal yapı ve kültürel özellikler hakkında daha iyi bir anlayışa sahip olabiliriz.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...