Ben Hacı Murathan. Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde ailemin sekizinci çocuğu olarak doğdum. Askerliğimi yaptıktan sonra evlendim.
Çermik’te birkaç yıl gündelik işlerde çalıştım. Gündelik işler giderek azaldı ve geçim sıkıntısına düştük. 1980’lerin başında eşim ve akrabalarımla her yaz Adana’da pamuk işinde çalışmaya başladık.
Mayıs ayı gibi Adana’ya gelir, pamuk hasadından sonra Çermik’e dönerdik. Adana’da kaldığımız zaman çadırda yaşardık. Küçük yaştakiler hariç herkes tarlada çalışırdı. O zamanlar yol masrafı çok olmasın diye birçok kişi kamyonun kasasında yolculuk yapardı. Kamyon kasasında yolculuk yapmak hem zor hem de çok tehlikeliydi. Pamuk işi mevsimlikti. İyi para kazansak da yıl içinde o para tükenirdi.
Daha iyi bir iş ve hayat için 1985 yılında ailemle İstanbul’a göç ettik. Diyarbakır’dan trene binip Haydarpaşa’ya geldiğimiz o günü hiç unutmuyorum. Birkaç ay iş bulamadım. Bir süre akrabalarımızın yanında kaldık. Daha sonra bir gecekondu kiralayıp buraya yerleştik. Evimiz pek iyi şartlara sahip olmasa da orada on beş yıl oturduk. Gecekondu merkeze uzak olduğu için ulaşımda sorun yaşadık.
İstanbul’a geldikten sonra on yıl inşaatlarda işçilik, lokantalarda bulaşıkçılık, garsonluk ve daha birçok iş yaptım. Daha sonra belediyede bir işe girdim. İstiklal Caddesi’ndeki tramvay hattında vatman (tramvay sürücüsü) oldum. Buradan da emekli oldum.
İstanbul’da bütün çocuklarımı okuttum. En büyük kızım Esma, öğretmen oldu, Ağrı’da görev yapıyor. İki oğlumdan büyüğü İstanbul’da bir hazır giyim atölyesi kurdu. Atölyede çalışanlardan beşi Çermik’ten yeğenlerim. Bu sayede onlar da İstanbul’a yerleştiler. Küçük oğlum Rıfat, mühendis oldu, görev yaptığı şirketin Hindistan’daki şantiyesinde çalışıyor. Önümüzdeki yıl dönecek ama daha sonra başka bir ülkeye gidecek. Bütün çocuklarım maddi olarak iyi durumdalar. Onların katkısıyla güzel bir daire satın aldık. Şimdi eşimle orada oturuyoruz.
Hacı Murathan’ın göç etme nedenleri ve bu göçün sonuçları nelerdir?