Etabli Sorunu, Türkiye ve Yunanistan arasında 1923 yılında Lozan’da imzalanan Türk ve Yunan Ahaline İlişkin Sözleşme’nin uygulanması sırasında ortaya çıkan bir anlaşmazlıktır. Bu sözleşme ile iki ülke arasında karşılıklı nüfus mübadelesi yapılması kararlaştırılmıştır. Ancak İstanbul’da oturan Rumlar ve Batı Trakya’da oturan Türkler mübadele dışında bırakılmıştır.
Etabli sorununun kaynağı, İstanbul’da oturan Rumların kimler olduğunun belirlenmesindeki farklı yorumlardır. Etabli kelimesi Fransızca kökenli olup “yerleşik” anlamına gelmektedir. Türkiye, etabli ifadesinin 30 Ekim 1918’den önce İstanbul’da belirtilen sınırlarda yerleşik olan ve kayıtlı olan Rumları kapsadığını savunurken, Yunanistan ise aynı tarihten önce İstanbul’da bulunan tüm Rumların etabli sayılmasını istemiştir. Bu durumda Türkiye, mümkün olduğunca fazla Rumu göndermeye çalışırken, Yunanistan ise İstanbul’da mümkün olduğunca fazla Rumu tutmaya çalışmıştır.
Etabli sorunu 1924 yılında Milletler Cemiyeti’ne taşınmış ve Lahey Adalet Divanı’na gönderilmiştir. Divanın 1925 yılında verdiği tavsiye kararı, Mondros Ateşkes Antlaşması öncesi İstanbul’da yerleşik durumda bulunan Rumların tamamının İstanbul’da kalması yönündedir. Ancak bu karar Türkiye tarafından kabul edilmemiştir. Sorun 1930 yılında imzalanan Ankara Antlaşması ile sonuçlandırılmıştır. Bu antlaşma ile iki ülke arasındaki nüfus mübadelesi tamamlanmış ve etabli sorunu çözülmüştür.