Osmanlı Devleti'nde buharlı gemilerin hizmete girişi, tam bir tarihle belirlemektense bir süreç olarak değerlendirilmelidir. Ancak genel olarak, 19. yüzyılın ilk yarısı bu geçişin yaşandığı dönem olarak kabul edilir.
Daha detaylı bilgi verecek olursak:
-
İlk temaslar: Osmanlı Devleti, buharlı gemilerle ilk olarak 19. yüzyılın başlarında tanışmıştır. Özellikle II. Mahmud döneminde, batılılaşma hareketleri kapsamında buharlı gemilerin önemi anlaşılmış ve donanmaya katılmaları için adımlar atılmıştır.
-
İlk buharlı gemiler: Osmanlı Devleti'nin satın aldığı ilk buharlı gemilerden bazıları "Swift" (Sagir) ve "Hilton Joliffe" (Kebir) olarak bilinir. Bu gemiler, 1837-1838 yılları arasında İstanbul'a getirilmiştir.
-
Yerli üretim: Zamanla Osmanlı Devleti, kendi tersanelerinde buharlı gemiler üretmeye başlamıştır. "Eser-i Hayr", "Mesir-i Bahri" ve "Tair-i Bahri" gibi gemiler, Osmanlı tersanelerinde inşa edilen ilk buharlı savaş gemilerindendir.
-
Yelkenliden buharlıya geçiş: Bu süreçte, Osmanlı donanması tamamen yelkenli gemilerden oluşurken, yavaş yavaş buharlı gemilere geçiş yapmıştır. 1847'de Meclis-i Meşveret'te yelkenli gemiler "sefain-i adiyat" (eski tip gemiler) olarak nitelendirilirken, buharlı gemi yapımına ağırlık verilmiştir.
Özetle, Osmanlı Devleti'nde buharlı gemilerin hizmete girişi, 19. yüzyılın ilk yarısında başlayan ve uzun bir süreçte tamamlanan bir geçiş sürecidir. Bu süreçte, hem yabancı ülkelerden gemi alımı hem de yerli üretim gerçekleştirilmiştir. Buharlı gemilerin donanmaya katılması, Osmanlı Devleti'nin deniz gücünü modernleştirme çabalarının bir parçasıydı.