Türkiye’de düzenli aralıklarla yapılan milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden, devletin demokratik bir yapıya sahip olduğu çıkarımı yapılabilir. Bu uygulamalar, halkın yönetime doğrudan katılımını ve iradesini yansıtmasını sağlayarak halk egemenliği ilkesini hayata geçirir. Ayrıca, seçimlerin belirli aralıklarla düzenlenmesi, devletin hukuk devleti niteliğini de destekler, çünkü bu durum, anayasa ve yasalarla belirlenmiş demokratik kuralların işlerliğini gösterir. Halkın temsilcilerini doğrudan seçmesi, Türkiye’nin halkın iradesine dayalı bir yönetim anlayışını benimsediğini ve bu anlayışla yasama, yürütme gibi devletin temel organlarının halkın tercihi doğrultusunda şekillendiğini ifade eder. Bu da demokrasinin ve anayasal düzenin işlediğine işaret eder.