53 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından

(...)

Bican ismi okununca bir adım öne çıktı.

— Geç şöyle!..

Bican, işaret edilen tarafa yürüdü.

Ter basmıştı. Yüzünü gözünü tuzlu suya bulamıştı. Bir eli ile alnını sildi. Parmakları simsiyah olmuştu. Pantolonunun yan tarafına kuruladı. “Acaba kuş mu pisledi alnımızın orta yerine?” diye işkillendi. Koyun cebinden aynasını çıkarıp gizliden baktı. Aynanın orta yerinde önce simsiyah bir selvi gövdesi gibi fabrikanın bacası göründü, sonra Cevher Bican’ın yüzü. Güneş yanığı, ablak, kanlı canlı bir çehreydi bu. “Her yanımıza kurum sıvanmış. Gündüz gözü nereye uğradık ki biz? Nereden yağar bu kurum? Hay Allah!...” İri kara gözlerini göğe kaldırdı. Güneşin yüzü perdelenmişti. Bütün gök pas çalığı bir bulutla kaplıydı. Adamın üstüne çöken, içini bunaltan bir bulut. “Bir ufak esinti çıkaydı...” Temmuzun ortasında yaprak kıpırdatmayan bir gün.

(...)

Mustafa KUTLU, Yokuşa Akan Sular

1. “Önce” adlı hikâyeden alınan bu parçayı, anlatıcının bakış açısını değiştirerek tekrar yazınız. Anlatımda oluşan farklılıkları ifade ediniz.


1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Anlatıcının Bakış Açısını Değiştirerek Yazılan Metin:

Bican, işaret edilen tarafa doğru yürürken, ter içinde kalmıştı. Yüzü, gözleri tuzlu suyla ıslanmıştı. Bir eliyle alnını silerken, parmakları simsiyah olmuştu. Pantolonunun yan tarafına kurulayıp düşüncelere dalmıştı: "Acaba kuş mu pisledi alnımın ortasına?" diye kendi kendine sordu. Koyun cebinden aynasını çıkarıp gizlice baktı. Aynanın ortasında önce, simsiyah bir selvi gövdesi gibi fabrikanın bacası belirdi, sonra ise Cevher Bican’ın yüzü. Yüzü, güneş yanığı, ablak, kanlı canlıydı. "Her yanımıza kurum sıvanmış. Gündüz gözü nereye uğradık ki biz? Nereden yağar bu kurum? Hay Allah!" dedi içinden. Gözlerini gökyüzüne kaldırdı. Güneş, bulutlar tarafından engellenmişti. Gökyüzü pas çalığı bir bulutla kaplanmıştı. Üzerine çöken, içinde bunaltı yaratan bir bulut gibi. "Bir rüzgâr bile estikçe rahatlayabilirim..." diye düşündü. Temmuz ortasında, yaprak dahi kıpırdamayan bir gün geçiyordu.


Farklı Bakış Açılarından Kaynaklanan Anlatım Farklılıkları:

  1. Anlatıcı Perspektifi: İlk paragrafta, anlatıcı bütüncü (gözlemci) bir bakış açısına sahiptir; yani, dışsal bir gözlemci olarak Bican’ın ruh halini ve hareketlerini anlatırken içsel dünyasına dair doğrudan bir izlenim sunmaz. Örneğin, "Bican, işaret edilen tarafa yürüdü" gibi anlatımlar, Bican’ın dışa dönük eylemlerini daha çok yansıtır.

    İkinci yazımda ise, anlatıcı bireysel bir bakış açısı kullanarak Bican’ın içsel dünyasına daha fazla yer verir. Bican’ın düşünceleri, korkuları ve başına gelenleri daha yakın bir şekilde aktarılır. "Bir eliyle alnını silerken, parmakları simsiyah olmuştu" ifadesi daha yakın bir gözlemciyle anlatılmaktadır ve ardından Bican’ın düşündüğü, hissettiği durumlar (örneğin, "Acaba kuş mu pisledi alnımın ortasına?") da doğrudan iç ses olarak verilmiştir.

  2. Detaylara Odaklanma: İlk bakış açısında, dış dünya ve çevre tasvirine daha çok odaklanılır. Anlatıcı, Bican’ın durumunu ve çevresindeki atmosferi daha dışsal bir bakışla sunar, örneğin "İri kara gözlerini göğe kaldırdı" şeklindeki anlatımlar.

    İkinci metinde ise, Bican’ın içsel duygu ve düşüncelerine yoğunlaşılır. Bican’ın korku ve şaşkınlıkları daha derin bir şekilde, bilinç akışı şeklinde dile getirilmiştir. "Gözlerini gökyüzüne kaldırdı. Güneşin yüzü perdelenmişti" gibi ifadelerle, Bican’ın gözünden çevreyi algılayışı ve içsel ruh hali daha belirginleştirilmiştir.

  3. Duygusal Yük: İlk bakış açısında, anlatıcı daha nötr bir tavırla olayları aktarır. Bu daha çok bir gözlemci perspektifidir, olayların olduğu gibi aktarılması esastır.

    Diğer yandan, ikinci metin duygusal bir yakınlık sağlar. Bican’ın ruh halini, korku, şaşkınlık ve sıkıntısını daha derinlemesine hissederiz. Bu, okuyucuya daha fazla empati yapma imkânı verir. Örneğin, "Üzerine çöken, içini bunaltan bir bulut" gibi bir betimleme, karakterin içsel sıkıntısını dışa vurur ve okuyucuya da bu atmosferi hissettirir.

Özetle, anlatıcı bakış açısını değiştirdiğimizde, birinci metin daha gözlemsel ve dışsalken, ikinci metin Bican’ın içsel dünyasına daha yakın ve duygusal bir deneyim sunar. Bu tür değişiklikler, anlatının derinliğini ve okuyucunun karakterle kurduğu bağın yoğunluğunu artırabilir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...