136 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından

Daha evvel has şiirin vasıfları arasında zikrettiğimiz Yahya Kemal’in şiiri halis olmayan unsurlardan kurtarma“ ve Ahmet Haşim’in “şiirde mana” bahsinde söylediklerini Tanrıpınar’ın ifadelerinde buluruz:

“Hakiki şiirin, asıl sanat eserinin kendi varlığından başka bir hedefi yoktur. Kendisinde başlar, kendisin­de biter. Bütün asaleti de buradan gelir. Ondan beklenebilecek yegâne şey, bizde bediî alâka dediğimiz ve hayatımızın maddî taraflarıyla gündelik endişeleriyle münasebettar olmayan saf bir alaka uyandırmasıdır.

Orhan OKAY, Edebiyat ve Edebî Eser Üzerine

1. Ziya Osman Saba’nın aşağıdaki şiirini bu ifadeler yönünden inceleyip bu şiirde saf şiir anlayışının hangi özelliklerinin görüldüğünü belirleyiniz.

 

SEBİL VE GÜVERCİNLER

Çözülen bir demetten indiler birer birer,

Bırak, yorgun başları bu taşlarda uyusun.

Tutuşmuş ruhlarına bir damla gözyaşı sun.

Bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler...

Nihayetsiz çöllerin üstünden hep beraber

Geçerken bulmadılar ne bir ot ne bir yosun.

Ürkmeden su içsinler yavaşça, susun, susun.

Bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler...

En son şarkılarını dağıtarak rüzgâra,

Beyaz boyunlarını uzattılar taslara...

Bir damla suya hasret gideceklermiş meğer.

Şimdi bomboş sebilden selviler bir şey sorar,

Hatırlatır uzayan dem çekişleri, rüzgâr

Mermer basamaklarda uçuşur beyaz tüyler

Ziya Osman SABA,


1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifadelerine göre "hakiki şiir", kendi varlığından başka bir hedefi olmayan, bizde sadece estetik (bediî) bir ilgi uyandıran ve gündelik kaygılarla ilgisi bulunmayan saf bir yapıdadır. Ziya Osman Saba’nın "Sebil ve Güvercinler" şiiri bu açıdan incelendiğinde, saf şiir anlayışının belirgin özelliklerini taşır. Şiir, okuyucuya toplumsal bir mesaj vermek, bir düşünceyi aşılamak ya da gündelik hayattan bir sorunu çözmek gibi bir amaç taşımaz. Şiirin tek hedefi, yarattığı imgeler ve müzikalite yoluyla okurda saf bir estetik duygu oluşturmaktır. Şair, "bembeyaz güvercinler", "nihayetsiz çöller", "tutuşmuş ruhlar" ve "mermer basamaklarda uçuşan beyaz tüyler" gibi güçlü imgeler kullanır. Bu imgeler, şiirin anlamından çok, yarattığı etki ve duygu için vardır. Şiirde işlenen yorgunluk, susuzluk ve ölüm teması, hayatın maddi taraflarından ve günlük endişelerden tamamen uzaktır; bunun yerine saf bir hüzün ve estetik bir izlenim bırakır. "Bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler..." dizesinin tekrarı (nakarat) ve şiirdeki ses uyumları, anlamı değil, ahengi (musikiyi) ön plana çıkarır. Bu yaklaşım, Ahmet Haşim’in "şiirde mana" anlayışına, yani şiirin anlamının açıkça söylenmeyip sezdirilmesine de uygundur. Şiir, güvercinlerin gelişiyle başlar ve onların yok oluşunun bıraktığı izle (boş sebil, uçuşan tüyler) biter; yani kendi dünyası içinde başlayıp tamamlanır. 

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...