198 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından
<span itemprop="name">12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 103, 104, 105 Cevapları - Melis Yayınları</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından
tarafından düzenlendi

HAZIRLIK

  1. Günlük konuşma dilindeki kelimelerle yazılmasının etkisi:
    Şiirlerin günlük konuşma dilinde kullanılan kelimelerle yazılması, şiiri daha sade ve doğal hale getirir. Bu tür bir dil, şiirin anlaşılabilirliğini artırır ve okuyucuya daha yakın bir hissiyat verir. Günlük dilin kullanılmasının, şiire samimiyet katma ve soyut imgelerden uzak durarak doğrudan bir etki yaratma amacı taşıdığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte, şiirin lirizmini ya da derinliğini kaybetme riski olabilir; ancak bu, şairin amacına ve kullanılan dilin işlevine bağlıdır. Bu tür şiirler, günlük yaşamı şiirsel bir biçimde ele alır ve sıradan olanı sanat haline getirir. Oktay Rifat’ın şiirinde olduğu gibi, yaşamın sıradan unsurlarına bakış açısını değiştiren bir derinlik yaratılabilir.

  2. “Sırtüstü yatıyorum gözlerim kapalı” dizesi ve Orhan Veli’nin dizesi:
    Evet, bu dize Orhan Veli’nin "Kimsesiz" adlı şiirindeki dizesiyle bir paralellik taşıyabilir. Orhan Veli’nin "Bütün günü sırt üstü yatıp geçirdim" dizesi gibi, Oktay Rifat da burada sırtüstü yatma durumunu anlatırken, bir hayatın duraklaması ya da derin bir düşünsel durumu dile getiriyor olabilir. Her iki şair de bu tür ifadelerle yeniden doğuşu, boşluğu veya içsel bir huzursuzluğu sembolize edebilir. Şiirin içindeki “gözlerim kapalı” vurgusu, gözleri kapalı şekilde bir şekilde dünyadan kopmuşluk ya da günlük yaşamın ağırlığından kaçış duygusunu çağrıştırabilir.

METİN VE TÜRLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

  1. Şiirin Teması ve Garip Şiir Anlayışıyla İlişkisi: "Vidalar" şiirinin teması, işçi sınıfının günlük yaşamı, çalışma hayatı ve toplumsal düzenin ekonomik yönleri üzerinedir. Şiir, işçinin gündelik yaşamında kullandığı araçları, ekonomik zorlukları ve zamanın geçişini sade bir dille yansıtır. Bu tema, Garip şiir anlayışının temel özellikleriyle örtüşür. Garipçilerin şiirlerinde şairanelik, süslemeler, kelime oyunları ve abartılar yoktur; bunun yerine günlük yaşam, sıradan insanlar ve onların yaşamlarına dair gözlemler ön plandadır. Bu bakımdan, süsten uzak, doğrudan ve yalın bir dil kullanılarak toplumun küçük kesimlerinden kesitler sunulmuştur.

  2. a. Söyleyicinin Özellikleri: "Vidalar" şiirindeki söyleyici, gözlemci bir işçi veya bir toplum eleştirmeni olarak kendini gösteriyor. Şiirdeki anlatım, basit, doğrudan ve günlük dil kullanımıyla belirgindir. Bu söyleyici, sıradan işçilerin yaşamını gözlemlerken, yaşadıkları ekonomik zorlukları ve toplumsal eşitsizliği vurgular.
    b. Söyleyici ile Hitap Edilen İlişki: Söyleyici, işçi sınıfına dair bir gözlem yaparak, genellikle toplumu ve zamanın geçişini ele alır. Hitap edilen kişi veya varlık genellikle işçi sınıfındaki bireyler ve onların yaşadığı toplumsal gerçekliktir. Bu ilişki, şiirin toplumsal ve ekonomik mesajlarını doğrudan yansıtmaktadır.

  3. Garip Şiir Anlayışının Yansımaları: "Vidalar" şiirinde Garip akımının etkisi, dilin sade ve doğrudan kullanılmasıyla görülebilir. Ölçü, uyak, süsleme ve sanatlı ifadelerden kaçınılmıştır; şiir, sıradan bir işçinin iş hayatı üzerinden toplumsal eleştiriyi basit bir dille aktarır. Garipçilerin şiire getirdiği günlük yaşamın şiirleştirilmesi burada da görülmektedir.

  4. Açık ve Örtük İletiler: Şiirin açık iletisi, toplumsal yaşamda küçük insanların, işçilerin yaşamlarının zorlukları ve ekonomik sıkıntılar üzerinedir. Örtük iletisi ise, zamanın her şeyi eskittiği ve hayatın döngüsünün bir parçası olarak insanların uğradığı değişimle ilgilidir.

  5. İşçinin Bir Çalışma Gününün Anlatımı: Oktay Rifat, işçinin çalışma gününü gerçekçi bir biçimde anlatmıştır. İşçinin sıradan bir iş gününü, yaptığı işleri, kullandığı araçları ve gittiği yerleri sade bir şekilde yansıtmıştır. Şiir, bir işçinin çalışma hayatını yansıtırken, gerçekçilik içinde toplumsal eleştiriyi de barındırır.

  6. "Ama şu bulutlar, maviliğin içinde..." Dizeleri: Bu dizelerde, zamanın geçişi ve değişimin sürekli olması anlatılmakta, bulutlar ise geçici bir olgu olarak, insanların yaşamındaki değişimlerin simgesi olarak kullanılmaktadır. Yıllar sonra bile hayatın, insanın yaşamının devam edeceği ima edilmiştir.

Ahenk Unsurları

  1. a. Şiirdeki Ahenk Unsurları:

    “Vidalar” Adlı Şiirde Görülen Ahenk Unsurları
    Ölçü: Şiir serbest ölçüyle yazılmıştır, belirli bir ölçü yoktur.
    Kafiye: Şiirde belirgin bir kafiye düzeni yoktur, serbest ölçü ve uyak tercih edilmiştir.
    Redif: Şiirde redif kullanılmamıştır.
    Nakarat: Nakarat kullanılmamıştır.
    Ses, Kelime ve Kelime Grubu Tekrarı: “Vida”, “bulut” gibi kelimeler bazı yerlerde tekrar edilmiştir.
    Ses Akışı: Şiirde ses akışı oldukça doğaldır, kelimeler ve sesler belirli bir uyum içinde birleştirilmiştir.

    b. Ahengi Sağlayan Unsurlar ve İçerik İlişkisi: Şiirin içeriği, işçilerin gündelik yaşamlarını ve çalışan sınıfın gerçeklerini yansıtırken, sade dil ve kelimelerin tekrarı gibi ahenk unsurları, şiirin doğallığını ve basitliğini pekiştirir. Ses akışı, şiire bir ritim kazandırırken, kelimelerin tekrarı da şiire bir dönüşüm etkisi yaratır.

DİL BİLGİSİ

  1. a. Parantez İçindeki Kelimelerin Anlamları:

    • Banarak: Gerçek anlamda "suyla karıştırarak" kullanılıyor.
    • Gündelik: Gerçek anlamda "geçim" ya da "günlük iş" anlamında kullanılmış.
    • Doyarlar: Gerçek anlamda "yeterli beslenmek" anlamında.
    • Çakmak: Gerçek anlamda "tahtaları çakmak" yani vida ile sabitlemek anlamında.
    • Bulutu: Gerçek anlamda, atmosferdeki bulutlar anlamında.
    • Beşlik: Terim anlamda vida türünün adı olarak kullanılmıştır.

    b. Farklı Cümlelerde Kullanımı:

    • "Bir toz bulutu odanın içini kapladı."
    • "Gündelik işlerimi halledip dışarı çıkmam gerek."
    • "Evimiz çok soğuk, bu yüzden çakmak lazım."

    c. “Upuzun” Kelimesinin Pekiştirilmesi: “Upuzun” kelimesi, sözcüğün bir sıfat olarak abartılı bir şekilde pekiştirilmesiyle anlam genişletilmiş ve dikkat çekici hale getirilmiştir.

    ç. “Çoluk çocuk” İkilemesinin Oluşturulması: "Çoluk çocuk" ikilemesi, aynı anlamdaki kelimelerin tekrar edilerek vurgulu bir ifade yaratılmasıyla oluşmuştur.

  2. a. Tırnak İşaretinin Kullanımı: Tırnak işareti, burada nalburun söylediği sözü doğrudan aktarabilmek için kullanılmıştır.

    b. İki Noktanın Kullanımı: İki nokta, nalburun cevap verirken söylediği kelimeyi açıklamak amacıyla doğru kullanılmıştır.

  3. Noktalama İşaretlerinin Kullanım Amaçları:

    • Tırnak işareti: Doğrudan söylenen sözün aktarılması amacıyla kullanılmıştır.
    • Virgül: Anlamda duraklama ve bağlantı sağlamak için kullanılmıştır.
    • Nokta: Cümlenin sonlandırılması ve ifadenin tamamlanması amacıyla kullanılmıştır.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...