263 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından
<span itemprop="name">12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 114, 115, 116, 117, 118 Cevapları - Melis Yayınları</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından
tarafından düzenlendi

METNİ ANLAMA VE ÇÖZÜMLEME

1. “Suna” kelimesi, halk edebiyatında sevgiliyi ifade eder. “Aşikâr” kelimesi ise açık, belirgin anlamındadır. Şiirde “suna” sevgiliye atıfta bulunurken, “aşikâr” sevgilinin varlığının herkesçe bilinen bir gerçek olduğunu ifade eder.

2. Şiir, bireyin iç dünyasına yöneliktir. Duygu ve düşüncelerin içsel çatışmaları, varoluşsal sorular, aşk ve manevi arayış gibi evrensel temalar günümüzde de geçerliliğini korur. Modern insanın yalnızlık, umutsuzluk ve aşk gibi duygulara yönelik deneyimleri ile örtüşmektedir.

3. Şiirde ahenk, kelime ve dize tekrarları, iç uyum ve ritmik yapı ile sağlanmıştır. Örneğin “Ey sevgili” ve “uzatma dünya sürgünümü benim” tekrarları hem vurguyu güçlendirir hem de duygusal yoğunluğu artırır.

4. Şiirde ritim, ses yinelemeleri, iç kafiye ve dizelerin akışındaki duraklamalarla oluşturulmuştur. Örneğin “Aşk cellâdından ne çıkar madem ki yar vardır” dizesi hem ritmik hem de anlamca derinlik kazandırır.

5. İmge, söz sanatları ve eksiltili ifadeler, okuyucunun şiirle bireysel bir bağ kurmasını sağlar. Bu, okuyucunun kendi deneyimlerine dayanarak şiiri yorumlamasına olanak tanır. Örneğin “kaderin üstünde bir kader vardır” ifadesi hem bireysel hem de metafizik anlamda yorumlanabilir.

6. Şiir, “ben” ve “sevgili” arasındaki konuşma birimleriyle yapılandırılmıştır. Bu birimler, sürgünlük, aşk ve yakarış teması etrafında şekillenmiştir. Bu tema, Türk edebiyatında mistik anlayışın önemli bir unsuru olan Allah’a duyulan özlem ve aşkın yansımasıdır.

7. Şiirin teması, insanın varoluşsal gerçekliğine, aşk ve Allah’a yakınlaşma arzusuna ulaşmayı sağlar. Bu bunalımın metinde aşılmasının sebebi, umut ve manevi bağlarla kuvvetlendirilen bir inançtır.

8. Şiirin kapalı anlatımı, bireyselliği artırır. Şairin içsel çatışmaları, okuyucunun kendi iç dünyasında bir yansıma bulur. Bu ilişki, bireysel anlamda şiirin daha etkili bir şekilde yorumlanmasına olanak tanır.

9. Şiir, dinî değerleri, geleneğe duyarlılığı ve metafizik anlayışı güçlü bir şekilde yansıtmaktadır. “Kaderin üstünde bir kader vardır” gibi ifadeler, İslami metafizik düşüncenin ve tasavvufun izlerini taşır.

10.

Edebî, Felsefi ve Estetik Anlayışlar Şairin Bağlı Olduğu Dönem ve Akımla İlişkisi
İslami metafizik anlayış, sezgicilik, mistizm, modernizmle kaynaşma. Cumhuriyet Dönemi, İkinci Yeni ve dinî şiir anlayışı.

11. Şiirin dili, klasik dönem şiirine göre daha serbest ve modern bir yapıdadır. Geleneksel imgeler modern bir yorumla sunulmuş ve dinî temalar çağdaş bir dille işlenmiştir.

12. Şiir, Batı’daki mistik ve metafizik eğilimlerden etkilenmiş olabilir. Özellikle gerçeküstücülük ve varoluşçuluk, Sezai Karakoç’un şiir anlayışında iz bırakmıştır.


DİL BİLGİSİ

1.

  • Üstünde (yan anlam)
  • Karar (mecaz anlam)
  • Onaran (mecaz anlam)
  • Mimar (mecaz anlam)
  • Külümden (mecaz anlam)
  • Hisar (mecaz anlam)
  • Büyüyen (gerçek anlam)
  • Zafer (mecaz anlam)
  • Anahtar (mecaz anlam)

2.

(aşikârsın bellisin)

  • aşikârsın: Gizli olmayan, açık seçik görünen, herkes tarafından bilinen.

  • bellisin: Tanınan, bilinen, belirgin, fark edilebilir.

Bu iki kelime eş anlamlıdır. İkisi de bir şeyin ya da bir kişinin belirgin, açık ve net olduğunu ifade eder.

(Yoktan da vardan)

  • Yoktan: Varlığı olmayan, bulunmayan, var olmayan.

  • vardan: Varlığı olan, mevcut olan, bulunan.

Bu iki kelime zıt anlamlıdır. Biri varlık, diğeri yokluk durumunu ifade eder.

3. Şiir, imla kurallarını şairin tercihine uygun olarak serbest bırakmıştır. Bu durum, şiirin anlamında bir genişleme sağlamış, okuyucuya farklı yorum kapıları açmıştır.

4. Noktalama işaretlerinin eksikliği, şiirin akışkanlığını ve okuyucunun yorum yapma özgürlüğünü artırmıştır. Bu durum, şiirin farklı yorumlanabilmesine imkân tanımıştır.


KARŞILAŞTIRMA

Necip Fazıl’ın “Beklenen” şiiri ile Sezai Karakoç’un “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine IV” adlı şiirleri, tema olarak aşk ve özlem ekseninde birleşmektedir. Ancak Karakoç’un dili daha kapalı ve imgelerle doluyken, Necip Fazıl daha açık ve yalın bir üslup kullanmıştır. Sezai Karakoç serbest şiirle yazarken, Necip Fazıl ölçülü bir anlatımı tercih etmiştir. Her iki şair de ilahi aşk temasını işlerken, dönemin ve kişisel tercihlerin etkisiyle farklı yöntemler benimsemiştir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...