442 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından

İDİLLER GAZELİ

gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış

gibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcak

sen bir şehir olmalısın ya da nar

belki Granada, belki eylül, belki kırmızı

gövden ruhun yaz gecesi mi ne

çok idil, çok deniz, çok rüzgâr

çocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsun

sanki bana, sanki ah, sanki olur a

aşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerini

diye övgü diye sana, diye haziran

heves uykudaysa ruh çıplak gezer

gazel bundan, keder bundan, sır bundan

gözlerin şehirden yeni ayrılmış

gibi dolu, gibi ürkek, gibi konuşkan

hadi git yeni şehirler yık kalbimize bu aşktan

Haydar ERGÜLEN,

 

SEVDA BİR ATEŞ BULDU SENDE...

Sevda bir ateş buldu sende, eğilip öptü seni

Artık kimse denizi bilmiyor.

Dirseklerini masaya koyuşundan belli

Gelip geçen bir günü bitirmek istemediğin

Sevda bir umut buldu sende.

Ey bir yolcu listesinde bir ölüyü arayan

Artık kimse gözlerini bilmiyor.

Şunu imzala

Bir mektup, bir telgraf alındısı değil

Unutulmuş bir sevdadır kapını çalan

Ve sevimsiz bir terlik gibi duran odan

Kimse artık bir şey giymek istemiyor.

Sonra bir pencereden kendine

Ayışığı gibi vuran sen

Ne sana ne başkasına benziyor.

Ve işte bir dip balığı su boşluğunda

Çırparaktan yüzgeçlerini

Hiç kimseye uymayan bir mevsim öneriyor.

Edip CANSEVER

SIRA SİZDE

1. “İdiller Gazeli” adlı şiiri, Edip Cansever’in “Sevda Bir Ateş Buldu Sende...” adlı şiiriyle edebî, felsefi ve estetik anlayış yönünden karşılaştırarak benzerlik ve farklılıklarını belirleyiniz. Belirleme­lerinizi sözlü olarak ifade ediniz.


1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Haydar Ergülen'in "İdiller Gazeli" ve Edip Cansever'in "Sevda Bir Ateş Buldu Sende..." adlı şiirleri, her ne kadar farklı edebi geleneklerden gelmiş olsa da, benzer temalar etrafında şekillenen derinlikli şiirlerdir. Her iki şiir de aşkın karmaşıklığını, içsel dünyayı ve duygusal arayışları işler. Ancak estetik ve felsefi yaklaşımları bakımından belirgin farklar gösterirler.

Edebi Yönü:

  • Haydar Ergülen modern bir şair olarak, divan edebiyatının gazel formunu kullanarak geçmişle bağ kurar ve şiirinde imgelerle derin anlamlar yaratır. "İdiller Gazeli"nde aşk, geçmiş ve insan ruhu arasındaki ilişkiyi soyut imgelerle ifade eder. Ergülen’in şiirinde ahenk, tekrar ve görsellik ön plandadır.
  • Edip Cansever ise daha çok bireysel bir iç hesaplaşma ve melankoli üzerinden aşkı sorgular. "Sevda Bir Ateş Buldu Sende..." şiirinde aşk, unutulmuş bir sevda, umutsuzluk ve içsel boşluk temaları işlenir. Cansever, daha felsefi bir dil kullanır ve şiirinde varoluşsal bir sorgulama vardır. Bu şiir daha soyut ve felsefi bir dille, insanın iç dünyasının karmaşıklığını anlatır.

Felsefi Yönü:

  • Haydar Ergülen aşkı, hem fiziksel hem de duygusal bir kavrayışla sunar. Şiir, aşkın fizikselliği ile içsel dünyadaki soyutluk arasında gidip gelir. Ergülen, sevgiliyi hem bir şehir, hem bir meyve gibi imgelerle tanımlar, bu da aşkın her yönünü betimleyen bir yaklaşım sergiler.
  • Edip Cansever ise aşkı bir varoluşsal arayış olarak ele alır. Cansever’in şiirinde sevda bir ateş değil, unutulmuş bir sevda olarak karşımıza çıkar. Aşk, bir kayıp, bir unutulmuşluk, ve bir "yenilgi" olarak vurgulanır. Cansever, insanın içsel yalnızlığını, geçmişi ve kayıplarıyla yüzleşmesini daha derinlemesine işler.

Estetik Yönü:

  • Haydar Ergülen şiirinde dilin akışkanlığı, tekrarlar ve imgelerin yoğunluğu belirgindir. Şiirindeki estetik, imgenin ve sesin güçlendirilmesiyle ortaya çıkar. Duygular, görsel imgelerle daha canlı bir şekilde sunulur. Özellikle “gözlerin şehirden yeni ayrılmış gibi” gibi tekrarlar, şiirin ritmini sağlar ve anlam derinliğini artırır.
  • Edip Cansever şiirinde ise dil daha soyut ve derin bir felsefi anlam taşır. Cansever, özgün bir dil kullanımı ile aşkın farklı bir yönünü, unutulmuşluğu ve kaybolmuşluğu ifade eder. Şiirindeki estetik, sözcüklerin birbiriyle olan güçlü ilişkileri ve anlam boşlukları üzerinden kurulur. Cansever, öznenin iç dünyasındaki gerilimi dışa vurur.

Benzerlikler:

  • Her iki şiir de aşkı, insanın içsel dünyasındaki derinlikleri ve kayıpları betimler.
  • Her iki şair de aşkı, geçmişle ve bellekle ilişkili bir tema olarak ele alır.
  • Her iki şiir de soyut imgeler ve kelimelerle anlam yoğunluğu yaratır.

Farklılıklar:

  • Ergülen, daha çok dış dünyadan ve somut imgelerden yola çıkarak duygularını ifade ederken, Cansever daha çok soyut, felsefi bir yaklaşımla içsel dünyayı sorgular.
  • Ergülen'in şiirinde ritmik tekrarlar ve imge yoğunluğu ön planda iken, Cansever'in şiirinde anlam boşlukları ve dilin soyut kullanımı daha belirgindir.

Her iki şiir de aşkı farklı açılardan ele alırken, farklı estetik ve felsefi yaklaşımlar kullanır. Ergülen'in şiiri daha çok içsel bir arayış ve geçmişle hesaplaşma üzerine odaklanırken, Cansever'in şiiri ise aşkın ve hayatın kaybolan, unutulan yönlerini derinlemesine sorgular.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...