Fuzûlî'nin "Su Kasidesi"nde yer alan bu beyitte, şairin suyu bir metafor olarak kullanarak, Hazreti Muhammed'in yüce makamını yüceltmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Beyitte bahçıvanın, gül bahçesini sulamayı bırakıp, "boşuna zahmet çekmesin" şeklinde bir öneride bulunması, aslında her çabayı Hazreti Muhammed'in yüceliğiyle karşılaştırmak için kullanılmış bir imgedeğişimidir. Burada "gül" bir simge olarak, aşkın ve güzelliğin en yüksek halini, en saf sevgiyi ifade eder. Fuzûlî, herhangi bir bahçede açacak olan gülü, ancak Hazreti Muhammed’in yüzüne benzetir. Yani, başkalarının güzellikleri veya aşkı, Muhammed’in güzelliğiyle karşılaştırıldığında, eksik ve yetersiz kalır.
Beyitteki "su" ve "gül" imgeleri, tasavvufi anlamda, suyun hayat verici ve arındırıcı özelliğiyle, Hazreti Muhammed’in varlığının, tüm insanlara nur ve hikmet veren bir kaynak olduğu anlatılmaktadır. Su bahçeye verildiğinde gül açarsa da, yalnızca Hazreti Muhammed’in benzerliğinde olan bir güzellik gerçekten en yüksek ve mükemmel olacaktır.
Fuzûlî, burada bir naat olarak, Hazreti Muhammed’in her türlü güzellik ve aşkın ötesindeki yüceliğini vurgulamaktadır. Gül bahçesinin en güzel ve en değerli gülü, yalnızca Muhammed’in yüzüyle benzerlik taşır. Bu beyitte, suyun zahmetiyle biten gül bahçesi, başka bir deyişle diğer her çaba, Hazreti Muhammed’in eşsizliğiyle karşılaştırıldığında anlamını bulur ve gerçek güzellik ona aittir.