I. Dünya Savaşı sonrası, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasıyla ortaya çıkan Ortadoğu coğrafyası, İngiltere ve Fransa arasında yoğun bir paylaşım mücadelesine sahne olmuştur. Bu paylaşım, Sykes-Picot Anlaşması ile netleşmiş ve iki büyük güç, bölgedeki zengin kaynaklara ve stratejik konuma sahip topraklara göz dikmiştir. Haritadaki numaralandırılmış bölgeler üzerinden bu durumu inceleyelim:
I. Bölge: Irak ve Basra Körfezi
-
İngiltere'nin İlgi Alanı: Bu bölge, özellikle petrol rezervleri ve İngiltere'nin Hindistan'a ulaşım güzergahı üzerinde yer alması nedeniyle İngiltere için büyük önem taşıyordu. Basra Körfezi'ndeki adalar ve kıyı şeridi, İngiliz donanması için stratejik bir konuma sahipti.
-
Gerekçeler:
-
Petrol Rezervleri: Bölgedeki zengin petrol yatakları, İngiltere'nin sanayileşmesi ve ekonomik büyümesi için hayati önem taşıyordu.
-
Hindistan'a Bağlantı: Basra Körfezi, İngiltere'nin Hindistan kolonisi ile olan ticaret ve askeri iletişimini sağlayan önemli bir güzergah üzerindeydi.
-
Stratejik Konum: Bölge, Asya kıtasında İngiliz hakimiyetini genişletmek ve diğer büyük güçlerin bölgeye girişini engellemek için stratejik bir öneme sahipti.
II. Bölge: Hatay, Doğu Akdeniz (İskenderun Limanı), Adana civarı
Hatay bölgesi, tarih boyunca stratejik konumu ve zenginlikleri nedeniyle büyük güçlerin ilgi odağı olmuştur. Özellikle İskenderun Limanı'nın bulunması, bölgeyi Doğu Akdeniz ticaretinin önemli bir merkezi haline getirmiştir. Adana civarının ise verimli toprakları ve tarımsal üretimi, bölgenin ekonomik önemini artırmıştır.
İngiltere ve Fransa'nın bu bölgeye gösterdiği ilgiyi şu şekilde açıklayabiliriz:
-
İskenderun Limanı:
-
Doğu-Batı Ticaret Rotası: İskenderun Limanı, Avrupa ile Ortadoğu arasındaki ticaret için önemli bir geçiş noktasıydı. Bölgeyi kontrol eden güç, bu ticaretten büyük kazançlar elde edebilirdi.
-
Askeri Strateji: Liman, bölgedeki askeri operasyonlar için de önemli bir üs görevi görebilirdi.
-
Adana Ovası:
-
Tarımsal Üretim: Adana Ovası, verimli toprakları sayesinde tarımsal üretim için oldukça elverişliydi. Bu durum, bölgeyi ekonomik açıdan zenginleştiriyordu.
-
İç Piyasalar İçin Besin Kaynağı: Bölgeden elde edilen tarımsal ürünler, bölgedeki nüfusun yanı sıra komşu bölgelerin de beslenme ihtiyacını karşılıyordu.
-
Coğrafi Konum:
-
Ortadoğu'nun Kapısı: Hatay, Ortadoğu'nun kapısı olarak kabul edilebilir. Bu durum, bölgeyi kontrol eden güce Ortadoğu'da önemli bir siyasi ve ekonomik nüfuz sağlardı.
III. Bölge: Arabistan Yarımadası
-
İngiliz ve Fransız İlgi Alanı: Bu bölge, özellikle petrol rezervleri ve stratejik konumu nedeniyle hem İngiltere hem de Fransa tarafından talep görmüştür. Ancak, bölgedeki Arap milliyetçiliği hareketlerinin güçlenmesi ve İngilizlerin I. Dünya Savaşı sırasında Araplara verdiği bağımsızlık vaatleri nedeniyle durum karmaşıklaşmıştır.
-
Gerekçeler:
-
Petrol Rezervleri: Arabistan'daki petrol yatakları, gelecekteki enerji ihtiyacını karşılamak için büyük önem taşıyordu.
-
Kırmızı Deniz'e Erişim: Kızıldeniz, İngilizlerin Süveyş Kanalı üzerinden Hindistan'a ulaşımını sağlayan önemli bir su yoluydu.
-
Stratejik Konum: Arabistan Yarımadası, Asya ve Afrika kıtaları arasında bir köprü görevi görmekteydi.
Sonuç olarak, İngiltere ve Fransa, I. Dünya Savaşı sonrası Ortadoğu'yu kendi çıkarları doğrultusunda paylaşmak istemişlerdir. Bu paylaşım, bölgedeki halkların kendi kaderlerini tayin etme haklarını hiçe saymış ve uzun yıllar sürecek siyasi ve sosyal sorunların tohumlarını atmıştır. Haritadaki numaralandırılmış bölgeler, bu paylaşımın somut bir örneğini teşkil etmektedir.
Not: Bu paylaşım, Sykes-Picot Anlaşması ile resmileşmiş olsa da, bölgedeki karmaşık etnik ve dini yapılar, anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırmış ve Ortadoğu'da uzun süreli istikrarsızlıklara neden olmuştur.
Ek Bilgiler:
-
Mandater Devlet: Bir başka devletin yönetimine ve gelişmesine yardım etmekle yükümlü olan devlet.
-
Sykes-Picot Anlaşması: I. Dünya Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa arasında Osmanlı topraklarının paylaşımı konusunda imzalanan gizli antlaşma.