Charles Handy’nin "Vatandaşlık, ait olduğunuz yerde bir fark yaratma şansıdır." sözü, vatandaşlık kavramının sadece bir kimlik veya yasal bir bağ olmadığını, aynı zamanda bireyin topluma karşı olan sorumluluğunu ve katkısını ifade ettiğini göstermektedir. Bu bakış açısıyla vatandaşlık, bireylerin ait oldukları topluma olumlu katkılar sağlama, haklarını kullanırken sorumluluklarını da yerine getirme ve toplumun gelişimine aktif olarak katılma fırsatı olarak değerlendirilebilir.
Benim için vatandaşlık, sadece bir ülkeye ya da topluma ait olmak değil, o toplumun bir parçası olarak sorunların çözümüne katkı sağlamak, ortak değerlere sahip çıkarak adil, eşit ve dayanışma içerisinde bir yaşam inşa etmektir. Vatandaşlık, bireylerin hem haklarının hem de görevlerinin bilincinde olduğu, topluma karşı duyarlılık gösterdiği bir anlayışı gerektirir. Bu kapsamda, vatandaşlık, bir bireyin bulunduğu yerde fark yaratma çabasıyla anlam kazanır ve toplumu daha iyi bir yer hâline getirme hedefini içinde barındırır.