İlk Çağ hükümdarlarından Kiros (II. Kiros veya Büyük Kiros), insan hakları anlayışı bakımından dönemi için oldukça ilerici bir yönetim sergilemiştir. Pers İmparatorluğu'nu kuran Kiros, fethettiği topraklarda hoşgörü ve adalet ilkeleriyle tanınmıştır. Özellikle Babil'i fethettikten sonra yayımladığı ve "Kiros Silindiri" olarak bilinen belge, insan hakları açısından dikkat çekicidir.
Bu belgede Kiros, kölelerin serbest bırakılması, dini inanç özgürlüğü ve kültürel hoşgörü gibi ilkeleri benimsemiştir. Örneğin, Babil'deki Yahudi toplumunu özgürleştirerek onların anavatanlarına dönmelerine izin vermiş ve dini ibadetlerini serbestçe yapmalarını sağlamıştır. Bu tutum, onun halklara eşitlik ve saygı çerçevesinde yaklaştığını göstermektedir.
Kiros'un insan haklarına dayalı yönetim anlayışı, dönemin yaygın olan baskıcı ve otoriter yönetim biçimlerinden ayrılmaktadır. Bu yaklaşımı, modern insan haklarının erken bir örneği olarak değerlendirilebilir ve Kiros'u tarihte "insan hakları savunucusu" olarak anılmasını sağlamıştır. Ancak, bu anlayışın dönemin koşulları ve politik ihtiyaçları çerçevesinde sınırlı olduğu unutulmamalıdır.