(...)
Birçok dile çevrilmiş olan Drina Köprüsü’nün en başarılı çevirisinin dilimize yapılan çeviri olduğuna inanıyoruz. Çünkü eserde kimisi olduğu gibi alınmış, kimisi de Sırp fonetiğine uydurulmuş yüzlerce Türkçe söz yer almış bulunuyor. Yalnız yazarın, kitabın sonunda alfabetik olarak sıraladığı bu tür sözcüklerin sayısı iki yüz on sekizdir. Yazarın belki de Sırplaşmış saydığı için eserde geçtiği hâlde bu sözlüğe koymadığı Türkçe sözcüklerin sayısı ise yüzü geçmektedir. Eserin başka dillere yapılan çevirisinde, bu Sırplaşmış Türkçe sözcüklerin anlamına ya hiç yer verilmemiş ya da gerçek anlamından uzak verilmiştir. Birçok romantik Boşnak türküsünün “Akşam geldi...” gibi Türkçe sözlerle ya da “Hayli zaman oldu görmedim ben” gibi Türkçe mısralarla başladığı çok görülmektedir. Eserin başka dillere yapılan çevirisinde, bu türkülerin anlamı da yeterince belirtilmemiş bulunuyor.
Konusu dikkate alınırsa Drina Köprüsü’nün Türk okurları için neden ayrı bir değer, ayrı bir özellik taşıdığı kolayca anlaşılır.
Hasan Âli EDİZ, Drina Köprüsü
Yüzlerce yıl kader birliği ettiğimiz Bosna ve Bosnalıları anlatan “Drina Köprüsü” adlı eserin tanıtıldığı bu parçada asıl ifade edilmek isteneni belirleyiniz.