Son yıllarda dünya genelinde hızlı bir ekonomik gelişme yaşanmasına rağmen, metinden de anlaşıldığı gibi, orta sınıf bu gelişmelerden yeterince faydalanamamıştır. Özellikle Amerika ve Avrupa’daki ekonomik büyümeye rağmen, orta sınıfın gelirleri artmamış ya da çok az bir artış göstermiştir. Küreselleşme ve teknolojik değişimden yararlanan ilk grup ülkeler, düşük ücretli iş gücü ve teknolojinin yaygınlaşmasıyla ekonomik gelişmeyi sağlarken, orta sınıf bu sürecin dışında kalmıştır. Özellikle gelişmiş ülkelerde, servet sahipleri ve finans sektörü küreselleşmenin avantajlarını kullanarak büyük kazançlar elde etmiş, ancak orta sınıf daha da zorlaşan yaşam koşullarıyla karşı karşıya kalmıştır.
Orta sınıfın gelir artışından faydalanamaması, ekonomik büyüme sürecinin adil bir şekilde dağılmadığını gösterir. Bu durum, dünya çapında eşitsizliğin arttığının bir işareti olabilir. Hisse senedi ve şirket kârlarında yaşanan artışlar, özellikle büyük şirketlerin ve zengin sınıfların lehine olmuştur. Oysa orta sınıf, bu büyümenin doğrudan faydalarını görmemiştir. İş gücü maliyetlerini düşüren küreselleşme, orta sınıfın iş gücüne olan talebi azaltmış, düşük ücretli işlerde çalışanlar için yaşam standartları düşerken, servet sahibi olanlar ise kazançlarını artırmaya devam etmiştir. Bu da orta sınıfın gelir artışından yeterince pay alamadığını gösterir. Sonuç olarak, dünya genelindeki ekonomik iyileşme, orta sınıfın refahını artırmak yerine, zengin ile fakir arasındaki uçurumu daha da derinleştirmiştir.