Mustafa Kemal Atatürk Dönemi’nde Türkiye’nin dış politikası, barışçıl, iş birliğine dayalı ve güvenli bir çevre yaratmayı amaçlayan bir yaklaşım sergilemiştir. Milletler Cemiyeti'ne üye olunması, Türkiye'nin uluslararası arenada saygınlık kazanmasını ve diğer ülkelerle diplomatik ilişkilerini güçlendirmesini sağlamıştır. Ayrıca, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi bölgesel güvenlik anlaşmaları, Türkiye’nin çevresindeki ülkelerle barışı korumak ve ortak çıkarları savunmak adına etkin bir dış politika izlediğini gösterir. Bu anlaşmalar, aynı zamanda bölgedeki istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmuştur. Türkiye’nin Boğazlar Komisyonu’nu diplomatik yollarla kaldırması, ülkenin egemenliğini pekiştirme ve dışarıdan müdahale edilmesini engelleme amacını taşıyan başarılı bir adım olmuştur. Hatay’ın ana vatana katılması için yapılan diplomatik girişimler ise Türkiye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak adına gösterdiği kararlılığı yansıtmaktadır. Bu dönemde, Türkiye dış politikada güven, barış ve iş birliği temelli bir yaklaşım benimsemiş ve bölgede istikrarı sağlayan önemli adımlar atmıştır.