122 kez görüntülendi
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde tarafından
<span itemprop="name">Sevr Antlaşması’na İstanbul ve Ankara (BMM) hükûmetlerinin bakışını ve vermiş oldukları tepkiyi karşılaştırınız?</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanmış olsa da, bu antlaşmaya iki farklı merkezden, İstanbul ve Ankara'dan (BMM) çok farklı tepkiler gelmiştir.

İstanbul Hükümeti'nin Bakışı ve Tepkisi:

İstanbul Hükümeti, yani Osmanlı padişahı ve onun kontrolündeki hükümet, Sevr Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmıştır. Bunun temel nedeni, İstanbul'un İtilaf Devletleri'nin işgali altında olması ve hükümetin bu devletlerin baskısı altında bulunmasıydı. Yani, İstanbul Hükümeti'nin antlaşmayı reddetme gibi bir seçeneği yoktu. Antlaşmayı imzalamak, "zayıf bir mevcudiyeti, mahva tercih" etmek olarak görülüyordu. Yani, toprak kayıplarına rağmen devletin kağıt üzerinde de olsa varlığını sürdürmesi, tamamen ortadan kalkmasından daha iyi olarak değerlendiriliyordu.

Ancak, İstanbul Hükümeti'nin antlaşmaya karşı içten içe bir hoşnutsuzluğu vardı. Antlaşmanın çok ağır şartlar içermesi ve Osmanlı Devleti'nin egemenliğini neredeyse tamamen ortadan kaldırması, hükümet üyeleri arasında da rahatsızlık yaratmıştı. Fakat, İtilaf Devletleri'nin baskısı nedeniyle, bu rahatsızlık açıkça dile getirilemiyordu. Hatta, antlaşmanın imzalanmasının ardından Şura-yı Saltanat adı verilen bir danışma meclisi toplanmış ve bu mecliste antlaşmanın onaylanması kararı alınmıştır. Bu durum, İstanbul Hükümeti'nin tamamen İtilaf Devletleri'nin kontrolü altında olduğunu ve kendi iradesiyle hareket edemediğini gösteriyor.

Ankara (BMM) Hükümeti'nin Bakışı ve Tepkisi:

Ankara'da kurulan Büyük Millet Meclisi (BMM) Hükümeti ise, Sevr Antlaşması'nı kesin bir dille reddetmiştir. BMM, milli egemenlik ilkesine dayanıyor ve milletin iradesini temsil ettiğini iddia ediyordu. Bu nedenle, İtilaf Devletleri'nin dayattığı ve milli iradeye aykırı olan Sevr Antlaşması'nı tanımamıştır. Hatta, BMM, Sevr Antlaşması'nı imzalayanları "vatan haini" ilan etmiştir. Bu durum, BMM'nin kararlılığını ve milli bağımsızlığa olan inancını gösteriyor.

BMM, Sevr Antlaşması'nı reddetmekle kalmamış, aynı zamanda Milli Mücadele'yi başlatarak ülkeyi işgalden kurtarmak için harekete geçmiştir. Bu mücadele, Türk milletinin bağımsızlık azmini ve kararlılığını tüm dünyaya göstermiştir. Sonuç olarak, Milli Mücadele'nin kazanılmasıyla Sevr Antlaşması geçerliliğini yitirmiş ve yerine Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır.

  • İstanbul Hükümeti, İtilaf Devletleri'nin baskısı altında Sevr Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmış ve antlaşmaya karşı içten içe bir hoşnutsuzluk duymasına rağmen, açıkça bir tepki gösterememiştir. Ankara (BMM) Hükümeti ise, milli egemenlik ilkesine dayanarak Sevr Antlaşması'nı kesin bir dille reddetmiş ve Milli Mücadele'yi başlatarak ülkenin bağımsızlığını kazanmasında öncü rol oynamıştır. Bu iki farklı tepki, o dönemdeki siyasi bölünmeyi ve milli iradenin farklı merkezlerde temsil edilmesini açıkça göstermektedir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...