onlineodev.com'a Hoş Geldin!

Burası bilgi paylaştıkça büyüyen bir eğitim platformudur. Aklına takılan tüm soruları hiç çekinmeden sorabilir veya hakim olduğun konularda diğer öğrencilere yanıt vererek onlara destek olabilirsin. Hadi, sen de bu güzel dayanışmanın bir parçası ol.

63 kez görüntülendi
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde tarafından

Durum çok korkunç bir hâl alıyordu. Yüz bin kişilik bir Yunan ordusu, bütün araç ve gereçleriyle, Ankara’ya gelmek istiyordu. Hatta Ankara’da bazı İngiliz subaylarına ziyafet vereceklerini söyleyerek onları davet etmişlerdi. Türk ordusu yirmi bin kişilikti. Ateş gücü Yunanlıların yarısından azdı, taşıma araçları çok kıttı, silahları derece düşüktü. Bu, son debelenmeydi. Ya son bir saldırıya geçmek ya da silinip gitmek gerçeği ile karşı karşıyaydık. Ankara’dan Sarıköy’e kadar küçük bir alan Türklerin elinde kalmıştı. Kömür hemen hiç yok gibiydi. Askerin ihtiyacı için kullanılan trenler odunla işliyordu. Vagonlarda oturacak yerler hep tahta, pencereler kırıktı. Her yer tahtakurusuyla doluydu. Her istasyonda orduya katılacak olanlar geliyor, kadınlar arkalarından koşuşarak ağlıyorlardı. Trendeki erkekler içlerindeki büyük kudrete karşın, pek de umutlu görünmüyorlardı. Yunanlıların yirmi bir uçağı vardı. Bizim bir uçağımız vardı; onun da benzini eksik, makinası bozuktu. Havacıların sadece getirdikleri haber değil, Yunan uçaklarına ve ulaşım kollarına yaptıkları saldırılar da son derece önemliydi.

Köy yolları karanlık, çamur içinde. Ay batmış gece yarısı oluyor. Bir subay beni Mustafa Kemal Paşa’nın karargâhına götürdü. Mustafa Kemal Paşa, oturduğu koltuktan güçlükle kalkmaya çalıştı.

Çünkü kaburga kemikleri hâlâ ağrılar içindeydi. Mustafa Kemal Paşa’ya doğru, kalbimde gerçek bir saygıyla gittim. O kendi hâlinde odada, bütün gençliğin bir millet yaşasın diye ölmeyi göze alan kararını simgeliyordu. Ne saray, ne şöhret, ne herhangi bir kudret onun o odadaki büyüklüğüne yaklaşamaz. Gittim, elini öptüm.

25 Ağustos’ta savaş başladı. İlk günleri, Yunanlılar ufak tepeleri birer birer ele geçiriyorlardı. Mustafa Kemal Paşa onların Çal Tepesi’ni alıncaya kadar korkulacak bir şey olmadığını, fakat Haymana’ya girerlerse bizim de kapana tutulacağımızı söyledi. Fevzi (Çakmak) Paşa’ya Mustafa Kemal Paşa’nın evinin önünde rastladım. Onda zaferimize karşı o kadar büyük bir güven vardı ki bu insana umut veriyordu.

Bir hafta geçmeden Çal Tepesi düştü. Korkunç bir sessizlik. Mustafa Kemal Paşa’nın gözleri o gece anlatılamayacak kadar acı içindeydi. Kemalettin Sami Paşa kendisinden sayıca üç kat fazla, üç Yunan tümeniyle dövüşüyordu. Gece yarısı, Mustafa Kemal Paşa’ya telefon ederek cephane istedi. Fevzi Paşa ise Yunanlıların geri çekileceklerinde ısrar ediyordu. Fevzi Paşa’nın hakkı vardı. Ertesi gün Yunanlılar Haymana’ya saldıramayacak kadar yorgundular.

Yazarın Mustafa Kemal Paşa hakkındaki düşünceleri hakkında neler söylenebilir?

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Yazar, Mustafa Kemal Paşa'yı son derece saygıyla ve hayranlıkla anlatıyor. Paşa'yı sadece bir komutan olarak değil, aynı zamanda milletini kurtarmak için her şeyi göze alan, büyük bir lider olarak görüyor. Yazarın gözünde Mustafa Kemal Paşa, zorlu şartlarda bile umudunu kaybetmeyen, kararlı ve cesur bir figür. Paşa'nın, ülkesi için fedakarlık yapmaktan çekinmeyen, büyük bir sevgi ve saygı duyduğu vurgulanıyor.

Yazarın Paşa hakkında söylediklerinden şu sonuçları çıkarabiliriz:

  • Liderlik: Yazar, Mustafa Kemal Paşa'yı olağanüstü bir lider olarak görüyor. Paşa'nın, zorlu savaş koşullarında bile ordusunu bir arada tutmayı başardığı ve onları zafere götürdüğü vurgulanıyor.
  • Fedakarlık: Paşa'nın, ülkesi için her şeyi göze aldığı ve kişisel çıkarlarını bir kenara attığı belirtiliyor. Yazar, Paşa'nın bu fedakarlığını büyük bir hayranlıkla karşılıyor.
  • Kararlılık: Paşa'nın, zorluklar karşısında yılmayan ve hedefinden vazgeçmeyen bir karaktere sahip olduğu anlatılıyor. Yazar, Paşa'nın bu kararlılığının, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde çok önemli bir rol oynadığını düşünüyor.
  • Saygı: Yazar, Mustafa Kemal Paşa'ya duyduğu derin saygıyı açıkça ifade ediyor. Paşa'yı, sadece bir komutan olarak değil, aynı zamanda bir devlet adamı, bir fikir adamı ve bir kahraman olarak görüyor.

Yazarın bu düşünceleri, Mustafa Kemal Paşa'nın Türk tarihindeki yerini ve önemini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Paşa, sadece bir savaş kahramanı değil, aynı zamanda modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve milli bir kahramandır. Yazarın gözünden yansıyan bu güçlü liderlik, fedakarlık ve kararlılık özellikleri, Paşa'nın neden Türk halkı tarafından bu kadar sevildiğini ve sayıldığını açıklıyor.


Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...