onlineodev.com'a Hoş Geldin!

Burası bilgi paylaştıkça büyüyen bir eğitim platformudur. Aklına takılan tüm soruları hiç çekinmeden sorabilir veya hakim olduğun konularda diğer öğrencilere yanıt vererek onlara destek olabilirsin. Hadi, sen de bu güzel dayanışmanın bir parçası ol.

61 kez görüntülendi
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde tarafından

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Osmanlı'dan kalan Mecelle'nin yerine neden yeni bir medeni kanuna ihtiyaç duyulduğunu anlamak için, öncelikle Mecelle'nin ne olduğuna ve o dönemin şartlarına bir göz atmamız gerekiyor. Mecelle, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, 1868-1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir heyet tarafından hazırlanmış bir medeni kanundu. İslam hukukuna, yani şeriata dayanıyordu ve özellikle borçlar hukuku alanında önemli düzenlemeler içeriyordu. Ancak, zamanla Mecelle'nin bazı konularda yetersiz kaldığı ve yeni ihtiyaçlara cevap veremediği görülmüştür. İşte bu yüzden yeni bir medeni kanuna ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

Öncelikle, Mecelle'nin dini temellere dayanması, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin laiklik ilkesiyle çelişiyordu. Türkiye Cumhuriyeti, din ve devlet işlerinin ayrılması, yani laik bir devlet düzeni üzerine kurulmuştu. Mecelle ise, İslam hukukuna göre hazırlandığı için, laik bir hukuk sistemine geçiş için uygun değildi. Yeni bir medeni kanun, laiklik ilkesine uygun olarak, dinî referanslardan bağımsız olarak hazırlanmalıydı.

İkinci olarak, Mecelle, toplumun değişen ihtiyaçlarına cevap veremiyordu. Osmanlı Devleti'nin son dönemleri ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yılları, toplumsal, ekonomik ve siyasi açıdan büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemdi. Sanayileşme, şehirleşme, yeni sosyal ilişkiler gibi faktörler, hukuk alanında da yeni düzenlemeler gerektiriyordu. Mecelle ise, daha çok geleneksel bir toplum yapısına göre hazırlandığı için, bu yeni ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalıyordu. Örneğin, kadınların toplumdaki rolünün değişmesi, yeni aile yapısı, ticaretin gelişmesi gibi konular, Mecelle'de yeterince ele alınmamıştı.

Üçüncü olarak, Mecelle'de kadın-erkek eşitliği tam olarak sağlanmamıştı. Osmanlı toplumunda kadınların hukuki statüsü, dini kuralların etkisiyle erkeklere göre daha kısıtlıydı. Mecelle de bu durumu yansıtıyordu. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ise, kadın-erkek eşitliğini temel bir ilke olarak benimsemişti. Bu nedenle, yeni bir medeni kanun, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmasını sağlamalıydı. Miras, evlenme, boşanma gibi konularda eşitlik sağlanması gerekiyordu.

Dördüncü olarak, Mecelle hukuk birliğini sağlamakta yetersizdi. Osmanlı Devleti çok uluslu ve çok dinli bir yapıya sahipti. Bu nedenle, farklı dinlere mensup topluluklar kendi dini hukuk kurallarına göre yönetiliyordu. Bu durum, hukuk birliğinin olmamasına yol açıyordu. Türkiye Cumhuriyeti ise, tek bir millet ve tek bir hukuk sistemi üzerine kurulmuştu. Bu nedenle, tüm vatandaşları kapsayan, birleştirici bir medeni kanuna ihtiyaç vardı.

Mecelle'nin dini temellere dayanması, değişen toplumsal ihtiyaçlara cevap verememesi, kadın-erkek eşitliğini tam olarak sağlayamaması ve hukuk birliğini tesis edememesi gibi nedenlerle, yeni bir medeni kanuna ihtiyaç duyulmuştur. Bu yeni medeni kanun, Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, çağdaş ve demokratik bir hukuk sistemine sahip olmasının temelini oluşturmuştur. 

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.


...