Bir şeyi anladığımızı düşünsek bile, eğer onu tam olarak tanımlayamıyorsak, aslında o şeyi tam olarak bilmiyoruz demektir. Yani, bir ifadeyi anladığımızı söyleyebiliriz ama eğer o ifadenin ne anlama geldiğini net bir şekilde açıklayamıyorsak, o ifade hakkında tam bir bilgiye sahip değiliz demektir. Bu metinde, tanımlamanın anlamanın en mükemmel şekli olduğu söyleniyor. Bu da demek oluyor ki, bir şeyi gerçekten anlamak için onu tanımlayabilmemiz gerekiyor. Örneğin, "adalet" kelimesini herkes kullanır ve bir şekilde anladığını düşünür. Ama "adalet nedir?" diye sorulduğunda herkesin vereceği cevap farklı olabilir ve belki de kimse tam olarak, herkesi ikna edecek bir tanım yapamaz. İşte bu durumda, adaleti anladığımızı düşünsek bile, onu tam olarak tanımlayamadığımız için aslında tam olarak bilmiyoruz demektir. Kısacası, metne göre anlama ve tanımlama birbirine çok bağlı kavramlar. Gerçek ve tam bir anlama için tanımlama şart. Tanımlama, anlamanın en üst noktası, en yetkin şekli olarak kabul ediliyor.