2000’li yıllarda Doğu Akdeniz ülkelerinin kendi Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarını belirleme çabalarının temel sebebi, bölgede keşfedilen zengin doğal gaz ve petrol rezervleridir. Bu kaynakların ekonomik değeri oldukça yüksektir ve ülkeler, bu kaynaklardan en fazla şekilde yararlanabilmek için kendi deniz yetki alanlarını netleştirme ihtiyacı duymuştur. Ayrıca enerji kaynaklarının stratejik önemi, ülkelerin ekonomik kalkınmasında ve enerji güvenliğinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu durum, kıyıdaş ülkeler arasında deniz sınırlarının çizilmesi konusunda tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açmıştır. Her ülke, kendi haklarını savunarak doğal kaynaklara erişim sağlamak ve gelecekte bu kaynaklardan elde edilecek gelirlerden pay almak istemektedir. Bu nedenle, Doğu Akdeniz’deki enerji potansiyeli, bölge ülkeleri için hem ekonomik hem de siyasi açıdan büyük bir öneme sahiptir.