12 Mart Muhtırası, Türkiye'nin yakın tarihinde önemli bir olaydır ve bazı özellikleri dikkat çekicidir. Öncelikle, bu muhtıra, iktidara el koyma şeklinde gerçekleşmemiştir. Yani, ordu yönetime doğrudan müdahale etmemiş, ancak hükümeti istifaya zorlamıştır. Bu durum, muhtıranın "muhtıra" olarak adlandırılmasının nedenidir; zira tam anlamıyla bir darbe değildir.
Muhtıranın gerekçesi olarak, ülkede yaşanan anarşi, sokak olayları, ekonomik ve sosyal huzursuzluklar öne sürülmüştür. Dönemin hükümetinin bu sorunlar karşısında yetersiz kaldığı belirtilmiştir. Bu durum, muhtıranın, ülkenin içinde bulunduğu kaotik durumdan kaynaklandığını göstermektedir.
Muhtıra, Genelkurmay Başkanı ve üç kuvvet komutanı tarafından imzalanmıştır. Bu, muhtıranın, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en üst düzey komutanları tarafından desteklendiğini göstermektedir. Muhtıra, Başbakan ve Meclis Başkanı'na verilmiş ve TRT kanalıyla tüm ülkeye duyurulmuştur. Bu durum, muhtıranın, sadece hükümete değil, tüm kamuoyuna yönelik bir mesaj olduğunu göstermektedir.
Muhtıra sonrasında Başbakan Süleyman Demirel istifa etmiştir. Bu, muhtıranın amacına ulaştığını ve hükümet üzerinde büyük bir baskı kurduğunu göstermektedir. Muhtıra, Türkiye'de siyasi istikrarsızlığa ve daha sonraki dönemde yaşanan gelişmelere zemin hazırlamıştır.
12 Mart Muhtırası, Türkiye'nin yakın tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. İktidara el koyma şeklinde olmaması, gerekçesi, kimler tarafından imzalandığı, nasıl duyurulduğu ve sonuçları gibi özellikleriyle dikkat çekicidir. Bu muhtıra, Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli bir yere sahiptir ve incelenmesi gereken bir konudur.