Marshall Planı çerçevesinde alınan yardımların bir kısmının Amerikalı uzmanların önerisiyle kara yolları yapımı için kullanılması, o dönemde Türkiye’nin ulaşım altyapısını geliştirmek açısından önemli bir adım olmuştur. ABD’li uzmanlar, kara yolu ulaşımına ağırlık verilmesini istemiş olabilir çünkü bu sayede Türkiye’de tarımsal üretim artacak, sanayi ürünlerinin taşınması kolaylaşacak ve ekonomik kalkınma hızlanacaktı. Ayrıca, ABD’nin dünya genelinde karayolu ulaşımına dayalı bir ekonomik model benimsediği ve Türkiye’yi de bu sisteme entegre etmek istediği düşünülebilir. Kara yollarının gelişmesiyle birlikte kırsal kesimde üretilen tarım ürünleri pazarlara daha hızlı ulaştırılmış, şehirler arası bağlantılar güçlenmiş ve ticaretin canlanması sağlanmıştır. Bununla birlikte, kara yolu yapımına ağırlık verilmesi demir yolu yatırımlarının ihmal edilmesine yol açmış ve uzun vadede Türkiye’nin ulaşım sisteminde dengesizlikler ortaya çıkarmıştır. Demir yollarının geri planda kalması, yük ve yolcu taşımacılığında daha ekonomik ve çevre dostu bir seçeneğin yeterince değerlendirilememesine neden olmuştur. Ayrıca, kara yolu taşımacılığına yönelmek, petrol ve otomotiv sektörüne bağımlılığı artırarak Türkiye’nin dışa bağımlılığını da artırmış olabilir. Bu durumun kısa vadede ekonomik ve ticari faydaları olsa da uzun vadede ulaşım politikalarında bazı dengesizliklere ve bağımlılıklara yol açtığını söyleyebiliriz.