Türkiye’nin Kore’ye asker gönderme kararının uluslararası hukuk açısından temel gerekçesi, Birleşmiş Milletler’in çağrısına uymak ve uluslararası barış ve güvenliği koruma çabalarına destek vermek olmuştur. 1950’de Kore Savaşı başladığında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye saldırısını uluslararası barışı tehdit eden bir durum olarak değerlendirmiş ve üye devletleri Güney Kore’ye destek vermeye çağırmıştır. Türkiye de bu çağrıya yanıt vererek Kore’ye asker göndermeye karar vermiştir. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, Türkiye bu kararıyla bir BM üyesi olarak kolektif güvenlik sistemine katkıda bulunmayı amaçlamıştır. Ancak, Türkiye’nin bu kararı almasında başka siyasi ve stratejik nedenler de etkili olmuştur. Türkiye, Kore’ye asker göndererek Batı Bloku’na bağlılığını göstermek ve özellikle ABD’nin desteğini kazanmak istemiştir. O dönemde Türkiye, Sovyetler Birliği’nden gelen tehditler nedeniyle NATO’ya katılmayı hedefliyordu ve Kore’ye asker göndermek, Batı’nın güvenini kazanmak için önemli bir adım olarak görülüyordu. Nitekim Türkiye’nin bu katkısı, 1952’de NATO’ya üye olmasını sağlamış ve ülkenin Batı ile olan siyasi ve askeri ilişkilerini güçlendirmiştir. Türkiye’nin Kore’ye asker göndermesi hem uluslararası hukuka dayalı bir karar hem de dış politikadaki stratejik hedefleri doğrultusunda atılmış bir adım olarak değerlendirilebilir.