Boğazlar, tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de büyük bir öneme sahiptir. Bunun en önemli sebebi, Boğazlar’ın Asya ile Avrupa arasında stratejik bir geçiş noktası olmasıdır. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan İstanbul ve Çanakkale Boğazları, hem ticaret hem de askeri açıdan büyük bir değer taşımaktadır. Özellikle tarihte birçok devlet, Boğazlar’a sahip olmak veya kontrol etmek istemiştir çünkü bu bölgede söz sahibi olmak, deniz ticaret yollarını denetlemek anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Boğazlar, savaş dönemlerinde askeri hareketlilik açısından da kritik bir konumdadır. Osmanlı Devleti de bu yüzden Boğazlar’a büyük önem vermiş ve burada güçlü bir hâkimiyet kurmaya çalışmıştır. Lozan Antlaşması ile Boğazlar uluslararası bir statüye kavuşturulmuş, ancak Türkiye’nin tam kontrolü 1936 yılında Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile sağlanmıştır. Günümüzde de Boğazlar, enerji yollarının geçiş güzergâhında olduğu için küresel siyasette önemli bir yer tutmaktadır. Hem ekonomik hem de jeopolitik açıdan büyük bir değer taşıyan Boğazlar, geçmişten günümüze hep büyük devletlerin ilgisini çekmiş ve uluslararası politikada önemli bir konu olmuştur.