Lozan Barış Antlaşması’nda yer alan Boğazlar Sözleşmesi’ni incelediğimizde, Boğazların Türkiye’nin egemenliği altında olmasına rağmen tam bağımsız bir şekilde kontrol edilemediğini söyleyebiliriz. Çünkü bu sözleşmeye göre Boğazlar, uluslararası bir komisyonun denetimine bırakılmış ve Türkiye’nin bölgedeki askerî varlığı sınırlandırılmıştır. Bu durum, Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki hâkimiyetini kısıtlamış ve güvenliği açısından bir risk oluşturmuştur. Ayrıca, barış zamanında tüm gemilerin serbestçe geçişine izin verilmesi, Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki denetim yetkisini zayıflatmıştır. Boğazların yönetimi konusunda Türkiye’nin tam söz sahibi olmaması, ülkenin egemenliğini kısıtlayan bir durum olarak değerlendirilebilir. Ancak ilerleyen yıllarda bu durum, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiş ve Türkiye Boğazlar üzerindeki kontrolünü tam anlamıyla sağlamıştır. Bu yüzden Lozan’da kabul edilen Boğazlar Sözleşmesi, Türkiye için bir kazanım olsa da egemenlik açısından bazı sınırlamalar içerdiğinden uzun vadede değişmesi gereken bir düzenleme olarak görülmüştür.