Lozan Barış Antlaşması’nda çözümlenen Boğazlar konusu, Türkiye’nin isteği üzerine yeniden görüşülmeye başlanmıştır çünkü uluslararası alanda yaşanan gelişmeler ve değişen güvenlik koşulları Türkiye’yi bu konuda adım atmaya zorlamıştır. 1930’lu yıllarda Avrupa’da gerginlik artmış, Almanya ve İtalya gibi devletler hızla silahlanarak saldırgan bir dış politika izlemeye başlamıştır. Bu durum, yaklaşan bir savaş ihtimalini doğurduğu için Türkiye’nin güvenliğini tehlikeye sokmuştur. Lozan’daki Boğazlar Sözleşmesi gereği, Boğazlar bölgesi askerden arındırılmış ve uluslararası bir komisyonun denetimine bırakılmıştı. Ancak savaş ihtimali arttıkça Türkiye, Boğazları kendi kontrolü altına almazsa savunmasız kalabileceğini görmüştür. Ayrıca, Sovyetler Birliği de Boğazlar konusunda Türkiye’yi destekleyerek statünün değişmesi gerektiğini savunmuştur. Türkiye, uluslararası dengeleri iyi değerlendirerek bu konuyu yeniden gündeme getirmiş ve 1936 yılında Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalanarak Boğazlar üzerindeki tam kontrolünü sağlamıştır. Bu gelişmeler, Türkiye’nin egemenlik haklarını koruma çabasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.