Mustafa Kemal’e karşı düzenlenen suikast girişimi ve rejim karşıtı isyanlar, Cumhuriyet’in ilanından sonra yeni devlet düzenine karşı bazı kesimlerin memnuniyetsiz olduğunu ve eski düzeni geri getirmek isteyen grupların bulunduğunu göstermektedir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde yapılan köklü reformlar, özellikle saltanatın kaldırılması, hilafetin sona erdirilmesi ve laiklik anlayışının benimsenmesi gibi değişiklikler, bazı kesimler tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Bu durum, yeni yönetimin otoritesinin zaman zaman tehdit edildiğini göstermektedir. Ancak bu isyanlara ve suikast girişimlerine rağmen Cumhuriyet yönetimi kararlı bir şekilde hareket ederek hukuk ve güvenlik önlemleriyle rejimi korumuştur. Mustafa Kemal’e yönelik suikast girişimi, onun sadece bir devlet adamı olarak değil, Cumhuriyet’in sembolü olarak da görüldüğünü ve ona zarar vermek isteyenlerin aslında yeni yönetimi hedef aldığını göstermektedir. Bu olaylar, genç Cumhuriyet’in henüz tam anlamıyla yerleşmediğini, ancak hükümetin aldığı tedbirlerle otoritesini sağlamlaştırmaya çalıştığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, bu tür girişimler Türkiye Cumhuriyeti’nin karşılaştığı zorlukları gösterse de devletin güçlü duruşu sayesinde rejimin sağlam temeller üzerine inşa edildiğini kanıtlamıştır.