Atatürk, Türkiye’de demokrasinin tam anlamıyla yerleşebilmesi için çok partili hayata geçmek istemiştir çünkü demokrasi, farklı görüşlerin ifade edilmesine ve halkın özgür iradesiyle seçim yapmasına dayanır. Tek parti yönetimi, her ne kadar belirli bir düzen sağlasa da, halkın farklı fikirler arasında seçim yapabilmesi için yeterli bir ortam oluşturmaz. Atatürk, halkın kendi yöneticilerini seçebilmesi ve farklı siyasi görüşlerin rekabet edebilmesi için çok partili bir sistemin gerekli olduğuna inanmıştır. Ancak o dönemde demokrasi kültürü tam olarak oturmadığı için ilk denemeler başarısız olmuştur. 1924’te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve 1930’da kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, rejim karşıtı grupların etkisiyle kısa sürede kapatılmıştır. Buna rağmen Atatürk, çok partili hayatın demokratik bir yönetim için kaçınılmaz olduğunu biliyor ve ilerleyen yıllarda Türkiye’nin buna hazır hale gelmesini istiyordu. Demokrasi, halkın yönetime katılımı ve özgür seçimler ile güçlenir. Çok partili hayat ise bunun en önemli araçlarından biridir çünkü farklı siyasi partiler rekabet ederek halkın çıkarlarını korumaya çalışır ve yönetimde denge sağlar. Bu yüzden demokrasi ile çok partili hayat arasında doğrudan bir ilişki vardır ve Atatürk de Türkiye’de gerçek bir demokrasinin ancak bu sistemle mümkün olabileceğini düşünmüştür.