Bireyin kendisiyle barışık olabilmesi için öncelikle kendini olduğu gibi kabul etmesi gerekir. İnsan, kusurları ve hataları olan bir varlıktır ve bunları görmezden gelmek yerine onlarla yüzleşmek, kendini tanımak ve sevmek önemlidir. Metinde de belirtildiği gibi, kişi kendi hatalarına gülebilmeli ve zaman zaman yaptığı yanlışları affedebilmelidir. Bu, kişinin kendine karşı hoşgörülü olmasını ve kendisiyle uyum içinde yaşamasını sağlar.
Ayrıca, bireyin kendine mesafe koyabilmesi, bazen yaptığı hataları değerlendirebilmesi ve kendisini eleştirebilmesi de kendisiyle barışık olmasının bir göstergesidir. İnsan, her zaman tutarlı ya da mükemmel olmayabilir. Önemli olan, bu durumları felaket olarak görmek yerine, onlardan ders çıkarabilmek ve içsel bir denge kurabilmektir. Kendisiyle dost olan bir insan, tıpkı başkalarını olduğu gibi kabul ettiği gibi, kendisini de olduğu gibi kabul eder.
Özeleştiri yapabilmek, kişinin kendi gerçeğiyle yüzleşmesine ve daha iyi bir insan olabilmesine yardımcı olur. Ancak bu özeleştiri, kendini acımasızca yargılamak yerine yapıcı olmalıdır. Kendi hatalarını ve zayıflıklarını açıkça gören birey, bunları kabullenerek onlarla başa çıkmanın yollarını bulabilir. Kendisiyle barışık bir insan, kusurlarına rağmen kendini sevebilir ve geliştirebilir. Bu yüzden, bireyin kendini tanıması, hatalarını kabullenmesi, kendine karşı anlayışlı olması ve kendisini olduğu gibi sevmesi, onun iç huzura ulaşmasını ve kendisiyle uyum içinde yaşamasını mümkün kılar.