XVIII. yüzyılda bilim ve felsefe alanında ortaya çıkan düşünce sistemine Aydınlanma Çağı denmesinin sebebi, insanların akıl ve bilimi ön plana çıkararak eskiye dayalı dogmatik düşüncelerden uzaklaşmaya başlamasıdır. Bu dönemde, bireylerin kendi akıllarını kullanarak bilgiye ulaşabilecekleri ve toplumun bilimsel düşünceyle gelişebileceği fikri yaygınlaşmıştır. Kilisenin ve geleneksel otoritelerin sorgulanmaya başlanması, insanlara özgür düşünme ve sorgulama cesareti vermiştir.
Bilimde ve felsefede yapılan yenilikler, doğa olaylarının akıl ve deney yoluyla açıklanabileceğini göstermiştir. Isaac Newton’un fizik alanındaki çalışmaları, Voltaire, Rousseau ve Montesquieu gibi düşünürlerin insan hakları ve özgürlük üzerine fikirleri bu dönemin en önemli gelişmelerindendir. Bu yüzden, toplumun bilgiye ulaşmasını ve karanlık düşüncelerden sıyrılmasını simgeleyen bu döneme “Aydınlanma Çağı” adı verilmiştir.