Mondros Ateşkes Antlaşması’nda birçok maddenin yoruma açık olması, Osmanlı Devleti’nin aleyhine sonuçlar doğurmuştur. Sadrazam Ahmet İzzet Paşa’nın değerlendirmesinde de görüldüğü gibi, özellikle “kontrol” kelimesinin farklı anlamlara gelebilecek şekilde kullanılması, İtilaf Devletleri'ne antlaşmayı istedikleri gibi yorumlama fırsatı vermiştir. Osmanlı yetkilileri, kontrolün sadece denetim anlamına geldiğini düşünürken, İtilaf Devletleri bu kelimeyi tam yetki sahibi olmak şeklinde yorumlamış ve telsiz-telgraf istasyonları gibi önemli stratejik noktalara el koymuştur.
Ayrıca 7. madde gibi belirsiz ifadeler içeren maddeler de vardı. Bu maddeye göre, İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit eden herhangi bir bölgeyi işgal edebilecekti. Ancak, bu tehdidin neye göre belirleneceği açıkça belirtilmediği için İtilaf Devletleri bunu kendi çıkarlarına göre yorumlamış ve Osmanlı topraklarını işgal etmeye başlamıştır.
Antlaşmaya yoruma açık maddeler konulmasının temel sebebi, Osmanlı Devleti’ni tamamen savunmasız bırakmak ve İtilaf Devletleri'ne geniş hareket alanı sağlamaktı. Açık ve kesin ifadeler yerine muğlak ifadeler kullanılarak Osmanlı Devleti’nin direniş göstermesi önlenmek istenmiştir. Bu durum, Osmanlı yöneticilerinin anlaşmayı imzalarken düşündüğünden çok daha ağır sonuçlara yol açmış ve Osmanlı Devleti’nin fiilen sona ermesine neden olmuştur.