Nutuk’ta Atatürk’ün dış politika anlayışı, tamamen bağımsızlık temeline dayanır ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözüyle özetlenebilecek bir barışçıl duruşa sahiptir. Atatürk, dış politikada başka devletlerin baskısı altına girmemeyi, milletin çıkarlarını her şeyin üstünde tutmayı savunur. Nutuk’ta özellikle Mondros ve Sevr Antlaşmaları sonrasında ülkenin uğradığı haksızlıklar anlatılırken, Atatürk bu antlaşmalara karşı gösterdiği tepkiyle dış politikadaki kararlılığını ortaya koyar. Türkiye’nin haklarını savunurken barışçıl ama gerektiğinde çok net ve tavizsiz bir duruş sergiler. Lozan Antlaşması sürecinde de bunu görebiliriz; Nutuk’ta bu görüşmelere ayrılan bölümlerde Atatürk’ün tam bağımsızlık ilkesi doğrultusunda hareket ettiği açıkça anlaşılır. O, dış ilişkilerde sadece günü kurtarmayı değil, uzun vadede Türkiye’nin egemenliğini koruyacak adımları atmayı savunur. Ayrıca dış politikada duygusal değil, akılcı ve gerçekçi bir yaklaşımı benimser. Batı’ya tamamen karşı olmak yerine, Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda dengeli ilişkiler kurma çabası da bu anlayışın bir parçasıdır. Kısacası Nutuk’ta Atatürk’ün dış politika anlayışı; bağımsızlık, akılcılık, barışçıllık ve ülke menfaatlerini her şeyin önünde tutma esaslarına dayanır ve bu da onun liderliğini sadece içeride değil, uluslararası alanda da güçlü kılar.