"Present Perfect Tense" ve "Simple Past Tense" Arasındaki Fark
İngilizce'de en çok karıştırılan konulardan ikisi olan present perfect tense ve simple past tense arasındaki temel fark, olayın ne zaman olduğuyla ilgilidir.
Simple Past Tense (Basit Geçmiş Zaman), geçmişte belirli bir zamanda başlayıp bitmiş bir olayı anlatmak için kullanılır. Olayın ne zaman gerçekleştiği genellikle bellidir. Örneğin, "Dün sinemaya gittim." cümlesinde, eylemin ne zaman yapıldığı (dün) kesindir ve eylem tamamlanmıştır.
Present Perfect Tense (Şimdiki Zamanın Mükemmeli), geçmişte başlayıp şimdiki zamanla bir bağlantısı olan veya etkisi hala devam eden olayları anlatmak için kullanılır. Olayın ne zaman gerçekleştiği genellikle belirsizdir veya zamanın bir önemi yoktur, asıl önemli olan eylemin kendisinin sonucu veya deneyimin varlığıdır. Örneğin, "Hiç Tokyo'ya gittin mi?" sorusunda, ne zaman gidildiğinin bir önemi yoktur, önemli olan bu deneyimin olup olmadığıdır.
Örnek Cümleler
Present Perfect Tense (I have done)
-
I have visited Paris three times. (Paris'i üç kez ziyaret ettim. - Deneyimden bahsediyor.)
-
She has eaten all the cookies. (Bütün kurabiyeleri yedi. - Kurabiyelerin bitmiş olması şu anki durumdur.)
-
He has lost his keys. (Anahtarlarını kaybetti. - Şu an anahtarları yok.)
-
We have finished our homework. (Ödevimizi bitirdik. - Ödev şu an tamamlanmış durumda.)
-
They have lived in this city for ten years. (On yıldır bu şehirde yaşıyorlar. - Hala yaşamaya devam ediyorlar.)
-
I have never seen a whale. (Hiç balina görmedim. - Hayatım boyunca bu deneyime sahip olmadım.)
-
Have you ever been to London? (Hiç Londra'da bulundun mu? - Hayat deneyimi soruluyor.)
-
The train has just left the station. (Tren istasyondan az önce ayrıldı. - Eylem çok yakın zamanda bitti.)
-
She has already read that book. (O kitabı zaten okudu. - Kitabı okuma eylemi tamamlandı.)
-
I have worked here since 2010. (2010'dan beri burada çalıştım/çalışıyorum. - Eylem hala devam ediyor veya etkisi sürüyor.)
Simple Past Tense (I did)
-
I visited Paris last year. (Geçen yıl Paris'i ziyaret ettim. - Belirli bir zaman: "geçen yıl".)
-
She ate all the cookies yesterday. (Dün bütün kurabiyeleri yedi. - Belirli bir zaman: "dün".)
-
He lost his keys this morning. (Bu sabah anahtarlarını kaybetti. - Belirli bir zaman: "bu sabah".)
-
We finished our homework at 8 PM. (Saat 8'de ödevimizi bitirdik. - Belirli bir zaman: "saat 8".)
-
They lived in that house for ten years. (On yıl o evde yaşadılar. - Artık orada yaşamıyorlar, eylem bitti.)
-
I saw a great movie last night. (Dün gece harika bir film izledim. - Belirli bir zaman: "dün gece".)
-
Did you go to the concert on Saturday? (Cumartesi günü konsere gittin mi? - Belirli bir gün: "Cumartesi".)
-
The train left five minutes ago. (Tren beş dakika önce ayrıldı. - Belirli bir zaman: "beş dakika önce".)
-
She read that book in two days. (O kitabı iki günde okudu. - Eylem bitti ve süresi belli.)
-
I worked at that company from 2010 to 2015. (2010'dan 2015'e kadar o şirkette çalıştım. - Çalışma süresi bitti.)
Zaman Zarfları ve Bağlaçlar
Kullanılan zaman zarfları, hangi tense'i seçeceğinize dair önemli ipuçları verir.
Present Perfect Tense ile Kullanılanlar:
-
just: az önce
-
already: zaten, çoktan
-
yet: henüz (genellikle olumsuz ve soru cümlelerinde)
-
ever: hayatında hiç (genellikle soru cümlelerinde)
-
never: hiç (olumsuz anlamda)
-
for: -dır, -dir (bir süredir devam eden eylemler için)
-
since: -den beri (bir başlangıç noktasından beri devam eden eylemler için)
-
so far: şimdiye kadar
-
lately / recently: son zamanlarda
Simple Past Tense ile Kullanılanlar:
-
yesterday: dün
-
last night/week/year: dün gece/geçen hafta/geçen yıl
-
ago: önce (two days ago: iki gün önce)
-
in 2010: 2010'da (geçmişte belirli bir yıl)
-
at 3 PM: saat 3'te (geçmişte belirli bir saat)
-
on Monday: Pazartesi günü (geçmişte belirli bir gün)
-
when: -dığı zaman (When I was a child: Çocukken)