Ekonomik olarak dışa bağımlı olmak, Osmanlı'nın siyasi gücünü ve egemenliğini resmen bitirmiş. Şöyle düşünün, bir devletin kendi parası üzerinde söz hakkı yoksa, o devletin ne kadar bağımsız kalabildiği tartışılır. Osmanlı, özellikle 19. yüzyılda Avrupalı devletlerden çok fazla borç aldı. Bu borçları ödeyemeyince de Düyun-u Umumiye adında bir borç idaresi kuruldu. Bu kurum sayesinde alacaklı devletler, Osmanlı'nın vergi gelirlerinin büyük bir kısmını direkt olarak toplamaya başladı. Bu durum, devletin kendi ekonomisi üzerindeki kontrolünü kaybetmesi demekti. Yani, parayı bile kendisi yönetemeyen bir devletin, siyasi kararlarında ne kadar özgür olabileceği çok şüpheliydi. Bu yüzden dış borçlar, Osmanlı'nın kendi içinde bile aldığı kararlarda Avrupalı devletlerin baskısını artırdı ve sonuçta imparatorluğun bağımsızlığını kaybetmesine yol açtı.