Metinde verilen bilgilerden yola çıkarak Osmanlı hükümet yetkililerinin Mondros Ateşkes Antlaşması’nın uygulanmasına karşı tutumlarının zayıf ve boyun eğen bir yapıda olduğu çıkarılabilir. Metinde özellikle İngilizlerin baskıları sonucunda ordunun terhis edildiği ve asker sayısının İtilaf Devletleri’nin istekleri doğrultusunda azaltıldığı belirtiliyor. Bu durum, hükümetin antlaşma maddelerini uygulamakta pasif bir rol oynadığını, galip devletlerin isteklerine karşı gelemediğini gösteriyor. Ayrıca, İstanbul’un fiilen işgal altına girmesi ve yabancı komutanlıkların hükümet üzerinde büyük baskı kurması, Osmanlı yönetiminin kontrolü kaybetmiş bir durumda olduğunu ve kararlarını bağımsız bir şekilde alamadığını ortaya koymaktadır. Bu bilgiler, hükümetin antlaşma şartlarına karşı koymak yerine, dış baskılara boyun eğmek zorunda kaldığına işaret ediyor