"Sağ elin verdiğini sol el görmemelidir" hadisi, genellikle gizli sadaka vermenin önemini anlatır. Hadisin geçtiği kaynaklarda, yani Buhari'nin "Ezan" bölümünün 36. hadisinde ve başka hadis kitaplarında, Kıyamet Günü'nde Allah'ın, başka hiçbir gölgenin olmadığı bir zamanda kendi gölgesinde barındıracağı yedi sınıftan bahsedilir. Bu yedi sınıftan biri de sağ elinin verdiğini sol elinin bilmeyeceği kadar gizli sadaka veren kişidir.
Bu ifadeyle anlatılmak istenen, bir Müslümanın yaptığı iyilikleri, yardımları ve hayır işlerini gösterişten uzak bir şekilde yapmasıdır. İnsan, yardım ederken başkalarının takdirini, övgüsünü veya minnettarlığını kazanmayı değil, yalnızca Allah'ın rızasını hedeflemelidir.
Bu durum, yapılan iyiliğin samimiyetinin ve ihlasının bir ölçüsü olarak kabul edilir. Eğer bir kişi bir başkasına yardım ederken bunu gizlerse, o yardımı yapmasındaki tek amacın Allah'ın emrine uymak ve O'nun hoşnutluğunu kazanmak olduğu anlaşılır. Başkalarının görmesi veya duyması durumunda ortaya çıkabilecek olan riya (gösteriş) ve kibir gibi manevi tehlikelerden bu şekilde korunulmuş olur.
Ayrıca bu gizlilik, yardım yapılan kişinin onurunu ve haysiyetini korumaya da yardımcı olur. Yardım gören kişinin durumunun başkaları tarafından bilinmesi, onun için bir utanç veya mahcubiyet sebebi olabilir. Bu hassasiyeti gözetmek de Müslüman ahlakının bir gereğidir.
Kısaca özetlersek, hadis, iyilik yaparken nefsi terbiye etmeyi, gösterişten kaçınmayı ve yapılan ameli sadece Allah için yapmanın, yani ihlâslı olmanın ne kadar değerli olduğunu göstermektedir.