Derse geç kalan bir öğrenciye öğretmenin "Bir mazeretin olmasaydı geç kalmazdın" demesi, öğrencide karışık ve çoğunlukla olumsuz duygular yaratmış olabilir. Öğrencinin hissettiklerini birkaç açıdan değerlendirmek gerekir.
Suçluluk ve Mahcubiyet Hissi
Öncelikle, zaten geç kaldığı için suçluluk ve mahcubiyet duyuyordur. Kapıdan girdiğinde bütün gözlerin ona çevrilmesi bile yeterince rahatsız edicidir. Öğretmenin bu sözü, öğrencinin zaten hissettiği bu duyguları daha da derinleştirir. Öğrenci, hata yaptığı için kendini kötü hisseder ve utanır.
Anlaşılmama ve Yargılanma Duygusu
Öğretmenin bu ifadesi, bir yargılama içerir. Öğretmen bu sözle, öğrencinin geç kalmasının arkasında yatan nedeni, yani bir mazereti olup olmadığını sorgulamaz, direkt olarak mazeretinin yeterli veya geçerli olmadığını ima eder. Eğer öğrencinin gerçekten elinde olmayan, önemli bir sebebi varsa (örneğin toplu taşımada yaşanan bir aksaklık, acil bir durum), kendini anlaşılmamış ve haksızlığa uğramış hisseder. Öğretmenin, durumu dinlemeden peşin hüküm vermesi onu üzebilir ve içerletebilir.
Savunma ve Tepki İhtiyacı
Öğrenci, kendini savunma ihtiyacı hissedebilir. Eğer geçerli bir mazereti varsa, öğretmenin bu genellemesi karşısında hemen açıklama yapma, hatta itiraz etme dürtüsü duyabilir. Ancak genellikle bu durumda tepki göstermek yerine susmayı tercih eder, bu da duygularını bastırmasına neden olur.
Değersizlik veya Önemsizlik Algısı
Söz, öğrencinin kişisel durumunun önemsenmediği izlenimini verebilir. Öğretmenin yaklaşımı, öğrencinin yalnızca bir kural ihlali olarak görüldüğünü düşündürebilir. Bu durum, öğrencinin kendisini sınıfa ait hissetme ve öğretmenle güvene dayalı iletişim kurma isteğini zayıflatır. Öğrenci, okul ortamında yalnızlık veya değersizlik duyguları yaşayabilir.
Öğretmen bu sözüyle aslında bir kuralı hatırlatmak istemiş olsa da, öğrencinin üzerinde yarattığı etki; suçluluk, yargılanma hissi ve empati eksikliği algısı şeklinde olmuştur. Bu da öğrencinin derse olan motivasyonunu ve öğretmene olan saygısını olumsuz etkileyebilir.