Peygamberimiz Hz. Muhammed'in çocukluğu, İslam tarihinde çok önemli bir dönemdir.
Doğumu ve İlk Yılları
Hz. Muhammed, Mekke şehrinde, Kureyş kabilesinin Haşimoğulları soyundan doğdu. Babası Abdullah, o doğmadan kısa bir süre önce vefat etmişti. Annesi Âmine Hatun, onu dünyaya getirdi. O dönemin Mekke âdetine göre, yeni doğan çocuklar sütanneye verilirdi. Böylece Hz. Muhammed, Halîme bint-i Ebî Zu'eyb es-Sa'dîyye adındaki sütannesinin yanında, çölün temiz havasında ve Bedevi gelenekleri içinde dört-beş yıl kadar büyüdü. Bu, hem dilinin düzgün gelişmesi hem de bedenen sağlıklı olması için önemliydi.
Yetim Kalışı ve Dedesi
Sütannesinin yanından Mekke'ye döndükten kısa bir süre sonra, altı yaşındayken sevgili annesi Âmine Hatun da vefat etti. Böylece hem babasız hem de annesiz kalan yetim bir çocuk oldu. Bu durumdan sonra, sekiz yaşına kadar ona dedesi Abdülmuttalib sahip çıktı. Dedesi onu çok severdi ve kendi çocuklarından bile üstün tutardı. Abdülmuttalib'in vefat etmesiyle birlikte, sekiz yaşından itibaren amcası Ebû Tâlib'in himayesine girdi.
Amcasının Yanındaki Hayatı ve Çalışması
Ebû Tâlib, maddi durumu çok iyi olmayan, kalabalık ailesi olan bir kişiydi. Hz. Muhammed, amcasına yük olmamak için küçük yaşta çalışmaya başladı. Mekke çevresinde çobanlık yaparak amcasına yardım etti. Çobanlık yaparak geçirdiği bu yıllar, onun doğayı, yalnızlığı ve düşünmeyi öğrenmesinde etkili oldu. Amcası Ebû Tâlib ile birlikte ticaret kervanlarıyla Şam gibi yerlere seyahatlere katıldığı da bilinir. Bu seyahatler ona farklı kültürleri ve insanları tanıma imkânı sağlamıştır.
Çocukluğu boyunca dürüst, güvenilir ve ahlaklı davranışlarıyla tanınmıştır. Bu özellikleri sayesinde daha genç yaşlarda bile çevresindekilerin takdirini kazanmış ve kendisine el-Emîn (Güvenilir Kişi) denilmiştir.