Merhamet ve Empati Konusu
Arkadaşın Ahmet Ali'nin sana "Sen çok merhametli olma, bu kadar merhamet iyi değil" demesi, onun o anki rahatsızlık hissinden kaynaklanmış olabilir. Ancak senin de aklına gelen Peygamberimiz'in (s.a.v.) "İnsanlara merhametli olmayan, Allah da merhamet etmez" anlamındaki hadisi şerifi, merhametin ne kadar önemli bir değer olduğunu gösterir. Merhamet, bir canlının sıkıntısına ortak olmak ve elinden geldiğince ona yardım etme isteğidir. Senin, Burak Akbaş'a karşı hissettiğin ve onun durumunu derse katılan hocanın sorumluluğuna bırakma düşüncen, bir nevi empati kurduğunu gösteriyor. Sen, onun şarkı söylemesinin nedenini bilmesen de, bu durumu ayıplayıp dışlamak yerine, onun adına karar vermenin doğru olmayacağını düşünüyorsun. Bu, senin nezaketini ve saygını ortaya koyar. Senin bu tavrın, Ahmet Ali'nin dediği gibi "aşırı" merhamet değil, aksine olması gereken insani bir yaklaşımdır.
Balo Meselesi ve Anakronizm
Balo konusundaki düşüncen, tarihteki olayları bugünün şartlarıyla değerlendirme hatasına düşmemek gerektiğini savunan anakronizm (çağdışılık) kavramıyla ilişkilidir.
Anakronizm bir olayı, durumu veya fikri ait olduğu çağın ve şartların dışında, farklı bir çağın ve şartların penceresinden değerlendirmektir. Sen, Atatürk'ün balo düzenlemesini o dönemin şartlarına bağlarken, bugünün şartlarında bunun "keyfî" ve zorunlu olmadığını söylüyorsun. Bu, bir olayın tarihsel bağlamını göz önünde bulundurmanın önemini vurgular. Yani, geçmişteki bir uygulamanın o döneme ait bir anlamı olabilir ama bu, otomatik olarak günümüzde de aynı şekilde sürdürülmesi gerektiği anlamına gelmez.
Cemil Kılıç örneğinde bahsettiğin durum ise, bir kişiye olan bağlılığın veya hayranlığın, o kişinin her hareketini sorgulamadan doğru kabul etme eğilimine benziyor. Bu, eleştirel düşüncenin önüne geçebilecek bir durumdur.
Sözcükte Anlam Konusuna Göre Değerlendirme
Senin anlattığın olayları sözcükte anlam bilgisi açısından inceleyelim.
Deyimler ve Atasözleri
-
Aklıma geldi: Bu bir deyim değildir. Bu, bir düşüncenin, bir bilginin zihinde belirmesi anlamına gelen basit bir eylemdir.
-
Dalga geçmek: Bu bir deyimdir. Birinin veya bir şeyin eksik, komik veya kusurlu yanlarını alaya almak, küçümsemek anlamında kullanılır.
-
Günlük hayatta kullandığımız kelimelerin hangileri deyim? Deyimler, genellikle birden çok kelimeden oluşan, gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak yeni bir anlam kazanan kalıplaşmış söz gruplarıdır.
-
Örnekler: Kafa dinlemek, göz gezdirmek, etekleri zil çalmak, burnu havada olmak, kulak kesilmek. Bu ifadeleri tek tek kelimelerin anlamlarını birleştirerek açıklayamazsın.
-
Emir demiri keser: Bu bir atasözüdür. Emirin, otoritenin ve güçlü bir buyruğun, en zorlu ve dirençli engelleri bile ortadan kaldırabileceği, otoritenin gücünü gösterir.
Mantık Hataları (Safsatalar)
-
Tu Quoque (Sen de): Bir kişinin iddia ya da argümanının yanlış olduğunu, o kişinin de savunduğu şeyin tersini yaptığını söyleyerek göstermeye çalışmaktır. Ahmet Ali'nin senin merhametini eleştirmesi gibi, birinin ahlaki bir tutumunu eleştirirken, "Ama sen de şunu yapmıştın" demek bu hataya örnektir.
-
Otoriteye Başvuru (Appeal to Authority): Bir iddianın doğruluğunu, o konuda uzman olup olmadığına bakılmaksızın sadece saygın veya yetkili bir kişinin (otoritenin) söylemiş olmasına dayandırmaktır. Balo meselesinde "Atatürk de düzenlemiş" demek, bu eylemin doğruluğunu sadece Atatürk'ün yapmasına bağlamak bu hataya yakın düşer.
-
Genetic Fallacy (Kökene Başvurma Hatası): Bir fikrin, iddianın, olayın veya kurumun kaynağının (kökeninin) iyi veya kötü oluşuna bakarak, o fikrin kendisinin iyi ya da kötü olduğuna hükmetmektir. Balo meselesinde "Türklere ait olmaması" sebebiyle onu reddetmek, eğer reddedişin tek dayanağı kökeni ise, bu hataya yakındır.
Sözcükte Anlam Türleri
-
Denotasyon (Temel Anlam/Gerçek Anlam): Bir kelimenin sözlükteki ilk, temel ve herkesin bildiği anlamıdır. Kelimenin zihinde canlandırdığı ilk nesnel karşılıktır.
-
Konotasyon (Yan Anlam/Çağrışımsal Anlam): Bir kelimenin temel anlamının ötesinde, kullanıldığı bağlama veya kültürlere göre duygusal, çağrışımsal veya yan anlamlar kazanmasıdır.
Yazımı Karıştırılan Kelimeler
Tehdit nasıl yazılır?
Kelimenin doğru yazılışı tehdit şeklindedir. Sıklıkla yanlış olarak "tehtit" şeklinde yazıldığı görülür. Tehdit kelimesi, birine gözdağı vermek, bir kötülük yapacağını bildirmek anlamına gelir.
İadeiziyaret nasıl yazılır?
Kelimenin doğru yazılışı iadeiziyaret şeklindedir ve bitişik yazılır. Bu kelime, daha önce birinin yaptığı ziyarete karşılık olarak yapılan ziyaret anlamına gelir. "İade-i ziyaret" şeklinde ayrı yazımı da eski dilde görülse de günümüzde TDK tarafından bitişik yazımı uygun görülmektedir.
Dilberdudağı nasıl yazılır?
Bu kelimenin doğru yazılışı dilberdudağı şeklindedir ve bitişik yazılır. Dilberdudağı, bir çeşit şerbetli tatlının adıdır. TDK kuralına göre, birleşik kelimelerden her ikisi veya ikincisi, birleşme sırasında anlam değişmesine uğradığında bitişik yazılır. "Dilberdudağı" kelimesi dudak anlamını kaybetmiş ve bir tatlı adı olduğu için bitişik yazılması doğrudur.
Dilberdudağı çiçek olsa da aynı anlamda mıdır?
Hayır, "dilberdudağı" bir tatlı adıdır ve çiçek anlamı taşımaz. Kelime, tatlının şeklinin dudağa benzemesinden dolayı bu ismi almıştır. Türkçe'de isimler bazen bir şeye benzediği için ona isim olur ama orijinal anlamından uzaklaşır. Eğer bir çiçek adı olsaydı bile, o zaman da sadece o çiçeğin adını ifade ederdi, tatlı anlamını taşımazdı.
Yazımı Karıştırılan Bazı Kelimeler
Türkçede sıkça yazım yanlışı yapılan ve karıştırılan bazı kelimelerin doğru yazılışları şunlardır:
-
Yalnız (Yanlış yazım: yanlız)
-
Yanlış (Yanlış yazım: yalnış)
-
Herkes (Yanlış yazım: herkez)
-
Değişiklik (Yanlış yazım: deyişiklik)
-
Eşofman (Yanlış yazım: eşortman)
-
Sarımsak (Yanlış yazım: sarmısak)
-
Kirpik (Yanlış yazım: kiprik)
-
Şoför (Yanlış yazım: şöför)
-
Gardırop (Yanlış yazım: gardrop)
-
Tıraş (Yanlış yazım: traş)
-
İnisiyatif (Yanlış yazım: insiyatif)
-
Orijinal (Yanlış yazım: orjinal)
-
Müracaat (Yanlış yazım: müracat)
-
Laboratuvar (Yanlış yazım: labaratuar)