Bildiğimiz gibi kanımızda temel olarak üç tip hücre var: alyuvarlar, akyuvarlar ve kan pulcukları. Bunların görev yerleri ve hareketleri birbirinden ayrılıyor.
Alyuvarların Sınırları ve Önemi:
Alyuvarların en temel görevi oksijen ve karbondioksit gibi solunum gazlarını taşımaktır. Alyuvarlar bu görevlerini kan damarlarının içinde kalarak yaparlar. Alyuvarlar normal şartlarda damar dışına, yani doku sıvısına çıkmazlar.
Bu durumun canlı vücuduna en büyük faydası şudur: Alyuvarlar büyük oranda hemoglobinden oluşur ve bu sayede gaz taşıma işini en verimli şekilde yaparlar. Eğer alyuvarlar damar dışına çıksaydı, doku sıvısında birikerek doku sıvısının kalınlaşmasına yol açabilirlerdi. En önemlisi ise, alyuvarların kanda kalması, kanın akışkanlığını ve damar içi basıncını korur. Oksijenin sürekli ve düzenli bir şekilde tüm dokulara taşınabilmesi için alyuvarların sadece dolaşım sisteminde kalması zorunludur.
Akyuvarların Özgürlüğü ve Önemi:
Akyuvarların ana görevi ise vücudu mikroplara, virüslere ve yabancı maddelere karşı korumaktır. Yani akyuvarlar bağışıklık sisteminin askerleridir. Enfeksiyonlar, genellikle dokularda ve vücut boşluklarında başlar.
İşte bu yüzden akyuvarlar, alyuvarların aksine, damar dışına çıkma yeteneğine sahiptir. Akyuvarlar, damar duvarlarından yalancı ayaklar çıkararak süzülürler. Bu olaya diyapedezi adı verilir. Akyuvarlar, doku sıvısına ve lenf sistemine geçerek enfeksiyonun olduğu bölgeye ulaşır. Orada mikropları yakalar, yutar ve etkisiz hale getirirler. Lenf sistemi, topladığı doku sıvısını ve içindeki akyuvarları, mikropları süzmek için lenf düğümlerine taşır.
İki Farklı Görev, İki Farklı Konum:
Bu iki farklı hücrenin farklı hareket etmesi, vücudun yaşaması için hayati bir işbirliğini gösterir.
-
Alyuvarlar damar içinde kalıp, temel yaşamsal ihtiyaç olan oksijeni sürekli ve kesintisiz taşır.
-
Akyuvarlar damar dışına çıkıp, vücudun sürekli tehdit altında olduğu savunma görevini, enfeksiyonun tam merkezinde yerine getirir.
Bu sayede hem hücrelere enerji kaynağı olan oksijen taşınmış olur, hem de vücudun savunması etkin bir şekilde sağlanmış olur. Canlı vücudu, her iki hayati görevi de en iyi şekilde yapabilmek için bu hücrelere özel hareket yetenekleri vermiştir.